‘Latife Hanım bütün resepsiyonlara başörtülü olarak ev sahipliği yaptı’
29 Ekim resepsiyonuna başörtülü milletvekili eşlerini davet etmeyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e yönelik tepkiler sürüyor.
Abdülhamid Düşerken ve Cumhuriyet filmlerinin sanat yönetmenliğini yapan Prof. Dr. Türkan Kafadar, Cumhurbaşkanı’nın uyguladığı “kamusal alan yasağı”na karşı çıktı. Kafadar, insanların başı açık ve başı kapalı olarak sınıflandırılmasını “korkunç” diye nitelendirirken, bu konuda Atatürk ve Latife Hanım’ın örnek alınmasını istiyor. Prof. Kafadar, Latife Hanım’ın Atatürk’le evli olduğu süre içinde bütün resepsiyonlara başörtülü olarak ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Atatürk’ten 20 yaş küçük Latife Hanım’ın özelliklerini ise şöyle sıralıyor: “Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde okumuş, 4 dil biliyor, ata biniyor, tenis oynuyor, yüzüyor. Latife Hanım daha önce başörtüsü kullanmıyordu. Atatürk, Türkiye’deki herkes kapalı ve çarşaflı diye hemen eşinin başını kapattırmış. Örnek alınsın istemiş. Başı bağlanmış ama yurt gezilerinde, at üstünde bile Atatürk’ün yanında olmuş. Atatürk, ‘Başı bağlı da olsa kadın, eşinin yanındadır ve onunla her yerdedir’ imajını vermeye çalışmış ve her yerde birlikte olmuş. Bu önemli bir mesajdır.” Türkan Kafadar, Cumhuriyet filminin hazırlıklarını yaparken, Atatürk ve çevresindeki insanlarla ilgili binlerce fotoğraf ve belgeye ulaştıklarını kaydediyor. Kafadar, bir yıl süren çalışmalar sırasında Cumhuriyet’in ilanını bire bir yaşadıklarını vurguluyor.
Gazi’nin fırtınalı evliliğine de değinen Türkan Kafadar, Latife Hanım’ın başörtüsünü evlendikten sonra eşinin isteğiyle taktığına işaret ediyor. Meclis’e giren ilk kadının Latife Hanım olduğuna dikkat çeken Kafadar, bu olayı şöyle anlatıyor: “Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk, eşi Latife Hanım’a ‘Bugün Meclis’e geleceksin.’ diyor. Latife Hanım, siyah kabarık kıyafetini giyiyor ve yaverinden kendisini Meclis’e götürmesini istiyor. Meclis tam oturuma başlayacağı sırada balkon kapısı açılıyor ve içeriye Latife Hanım giriyor. Bütün Meclis şaşırarak, ayağa kalkıyor. Ayağa kalkmak, onu karşılamak gibi algılanıyor. O da geçiyor, oturuyor ve bastonuna dayanarak tüm Meclis’i izliyor.”
Sanat yönetmeni Prof. Kafadar, “Atatürk, eşinin başını niye kapattı?” sorusuna ise “Eğer Atatürk, eşinin başını örtmemiş olsaydı, yurt gezisi sırasında yabancılaşırdı. Tango kadın derler, hiç saygı duymazlardı. Çünkü Anadolu’da bütün kadınlar kapalıdır.” karşılığını veriyor.
İsmet İnönü Lozan’a çarşaflı eşiyle gitti
Prof. Türkan Kafadar, Atatürk’ten sonra ülkenin başına geçen İsmet İnönü’nün de Lozan görüşmelerine çarşaflı, hatta peçeli olan eşi Mevhibe Hanım ile gittiğini kaydediyor. Prof. Kafadar, İnönü’nün kaldıkları otelde eşinden Türk kadınını yansıtan kıyafetler giymesini istediğini ve ‘Avrupa’da temsil ettiğin Türk kadınını, Türkiye’de temsil edeceksin.’ dediğini hatırlatıyor. Latife Hanım’ın, giysilerinin Fransa’daki butiklerde hazırlandığına değinen Kafadar, “Cocoshanel, Latife Hanım için hazırladığı güzel, şık ve örtülü kıyafetleri, Lozan görüşmelerine gelen İsmet İnönü ile göndermiş.” diyor………………..
Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için lütfen Giriş Yapınız.