5 dakika karanlıkta kalın

Küresel ısınmaya dikkati çekmek amacıyla bugün yerel saat farkı gözetilmeksizin, 19.55-20.00 saatleri arasında dünyanın dört bir yanında enerji kaynakları kapatılacak.

Eylem, söz konusu kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufunun önemine değinerek yetkilileri harekete geçirmeyi amaçlıyor.
 
5 dakika karanlık kampanyası, çevre örgütlerinin girişimiyle internet üzerinden yürütülüyor.
 
Kampanya uyarınca, 1 Mart akşamı saat 19.55 ile 20.00 arasında binalarda ışıklar söndürülecek, elektrikli gereçler kullanılmayacak. Sürücüler, araçlarını kenara çekecek ve kontak kapatacak.
 
Rakamlarla iklim değişikliği
 
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilerle, küresel ısınmanın ardından ortaya çıkan iklim değişikliğini rakamlarla ortaya koydu.
 
Dernek, iklim değişikliğine ilişkin rakamların yer aldığı araştırmayı, BM’nin iklim değişikliğiyle ilgili raporları ile Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Doğa Derneği ve Devlet Su İşleri verilerine dayanarak hazırladı.
 
Araştırmada, BM Çevre Programı’nın Şubat ayında açıklanan raporunda, dünya ısısının 2100 yılına kadar 1.8 ile 4 derece arasında yükseleceğinin kaydedildiği anımsatıldı.
 
Türkiye’nin, 1990-2004 yılları arasında gerçekleşen yüzde 110′luk artışla sera gazları emisyonlarını en hızlı arttıran ülke olduğu vurgulanan araştırmada, Türkiye’nin küresel ısınmadan sorumlu ülkeler sıralamasında ise yüzde 1.3′lük pay ile 13′üncü sıraya yükseldiği bildirildi.
 
Avrupa tarımına darbe
 
Araştırmada, 2003 yılında küresel ısınmaya bağlı oluşan sıcak hava dalgaları nedeniyle Avrupa’da tarımın ”büyük darbe” aldığı, bazı Avrupa ülkelerinin, yüzde 10-80 arasında verim kaybına uğradığı belirtildi.
 
Türkiye’de, henüz bu tür istatistiklerin bulunmadığına işaret edilen araştırmada, ”Ama küresel ısınmanın sonucu olarak Çukurova, Konya ve benzeri yerlerin kuraklık nedeniyle verim kaybına uğrayacağı belirtiliyor” denildi.
 
DSİ verilerine göre, Türkiye’nin yararlandığı suyun yaklaşık yüzde 73,8′inin tarımsal amaçlı kullanıldığı ifade edilen araştırmada, Doğa Derneği’nin su kullanımıyla ilgili araştırmasında ise ”bu suyun yüzde 50’sinin boşa gittiğinin” belirtildiği anımsatıldı.
 
Araştırmada, vahşi sulama şeklinden yağmurlama ve damlama sulamaya geçildiğinde sudan yüzde 50 oranında tasarruf sağlanabileceği görüşüne yer verildi.
 
Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın Türkiye’nin 2006 Su Raporu’na dayanılarak verilen bilgide, kentsel su kullanımında kaçak ve kayıp su oranının yüzde 40′ı bulduğuna dikkat çekildi.
 
Araştırmada, ”Bugün dünyada tüm ülkeler acil önlem alıp sera gazı salınımlarını aşağıya çekseler bile atmosferdeki karbondioksit gazı, etkisini 100 yıl daha sürdürecek. Çünkü, yılda 3,5 milyon ton düzeyinde salınan karbondioksit gazının atmosferdeki ömrü 100, metan gazının ise 40 yıldır” denildi.
 
Küresel ısınma nedeniyle, Gröndland’da, her 40 saatte bir 40 kilometre küp hacminde buz eridiği vurgulanan araştırmada, bunun gelişmiş bir ülkedeki 3 ile 4 milyon nüfuslu bir kentin, örneğin Los Angeles’ın bir yıllık su kullanımına eşit olduğu belirtildi.kjh

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 5 Haziran 2007- Saat : 12:35 -

Küresel ısınma için dev araştırma

Birleşmiş Milletlerin, 2007-2008 dönemini Kutup Yılı ilan etmesiyle adını buradan alan ”Uluslararası Kutup Yılı Projesi” pek çok ülkede törenlerle resmen başladı. Proje küresel ısınmanın etkilerini araştıran en geniş kapsamlı deney niteliğinde.

İki yıl sürecek projeyle buzulların erime hızından tehdit altındaki canlı türlerine kadar küresel felaketin boyutları gözler önüne serilecek.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 60 ülkenin desteklediği proje kapsamında, kutup kesimlerindeki erime ve buna bağlı olarak deniz seviyesindeki yükselme gözlemlenecek.

Zira bu durum, bazı yerleşim birimlerinin deniz seviyesine göre alçalmasına ya da sahile yakınlaşmasına yol açarken, kimi yerlerde köylerin tamamının tehdit altında olduğuna dair örnekler var.

Çalışmalara 50 bin kişi katılacak

Bilimadamlarına göre, kutup bölgelerindeki ısınma başka yerde yaşanabilecek gelişmelerin habercisi olabilir.

Proje kapsamında, Güney Kutbu’ndaki deniz canlılarının incelenmesi, rüzgarlar haritalarının hazırlanması, kutup bölgelerinde yaşayan canlıların sağlıkları gözlemlenmesi gibi 200′ü aşkın çalışmaya imza atılması öngörülüyor.

Çoğu bilimadamı 50 bin kişi, buz kıran gemiler, uydular ve denizaltıları kullanarak şimdiye kadarki en ayrıntılı incelemeleri yapacak.

Bu çalışma sonunda küresel ısınmanın etkilerinin de daha net şekilde ortaya konmuş olması bekleniyor.

Proje, bugüne kadar yapılan dördüncü kutup yılı projesi. Ancak ilk kez, araştırmalar aynı anda her iki kutupta birden yapılacak.

İki yıl sürmesi planlanan projenin 1.5 milyar dolara mal olacağı tahmin ediliyor.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 5 Haziran 2007- Saat : 12:35 -

AB’de küresel ısınma tartışması

AB dışişleri bakanları, 8-9 Mart’ta yapılacak devlet ve hükümet başkanları zirvesinden önce, sera etkisi yaratan gazların salımının azaltılması hedefi gibi konularda görüş birliği sağlamaya çalışıyor.

Dışişleri bakanlarını buluşturan Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi toplantısından önce basına açıklamalarda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, “Görüşlerimizi yakınlaştırmaya çalışacağız. Fakat yenilenebilir enerji hedefinin zirvede tartışılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

AB Komisyonu, sera etkisi yaratan karbondioksit gibi gazların salımının, 1990 yılı verileri temel alınarak 2020 yılına kadar en az yüzde 20 oranında düşürülmesi hedefinin tüm üye ülkeler için bağlayıcı olmasını önermişti.

Komisyon önerisinde ayrıca, diğer sanayileşmiş ülkelerin de katılması durumunda sera gazı salımının yüzde 30 oranında düşürülmesi hedefinin benimsenmesini isteyerek, bu durumda küresel ısınmanın yavaşlayacağını ve sıcaklığın sanayileşme öncesi döneme göre 2 santigrat dereceden daha fazla artmamasını sağlamanın kolaylaşacağını belirtmişti.

AB içinde başını Fransa’nın çektiği bazı ülkeler, yenilenebilir enerjiyle ilgili bağlayıcı hedef getirilmesine, ulusal enerji stratejileriyle çeliştiği gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 5 Haziran 2007- Saat : 12:34 -

Atlantik’te kara delik

Bilim adamları, Atlas okyanusunun ortasında keşfedilen tuhaf “kara deliği” incelemeye başladı.

İngiliz araştırmacılar, “deliğin”, arzın merkezinin oluşumu ve bileşenleri hakkında kıymetli bilgiler sağlayacağını düşünüyor.

İngiltere Okyanus bilimi Merkezinden jeologlar ve okyanus bilimcileri, araştırmalarına başlamadan önce açıklama yaparak, yer kabuğunda devasa bir krater olarak tanımladıkları “deliğin” çapının, 3 bin ila 4 bin metre olduğunu belirttiler. Uzmanlar, 4900 metre derinlikte, iki tektonik tabaka arasındaki hareketlerle oluşmuş çukuru “arz yüzeyinde açılmış yara” olarak tanımlıyor.

Bu devasa çukur, bilim insanlarını şaşırtmış bulunuyor. Çünkü, bu tür çukurlar genellikle volkanik magmayla doludur.

İngiltere’deki Durham üniversitesinden Profesör Roger Searle başkanlığındaki 12 kişilik ekibin okyanus ortasında teknedeki çalışması 6 hafta sürecek.

Çalışmalarda, yüksek çözünürlükle kamerayla donatılmış özel bir robot kullanılacak.

Bölgeyi arşınlayacak olan robot, çukurdan numune toplayacak. Araştırma sonuçlarının yayınlanması birkaç yılı bulacak.kjh

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 5 Haziran 2007- Saat : 12:34 -

Sonraki Sayfa »