Einstein looking Mozaic
Kuran , Orhun Yazıtları, Einstein ve Theory of Relativity-İzafiyet Teorisi
Zafer Katar (Copyright)
Orhun yazıtlarında geçen “Tengri teg Tengri Yaratmış Türk Bilge Kağan” tümcesi, hem lailahe illallah anlamına gelir, hem de Einstein ın izafiyet terosinden başka bir şey değildir.
Tengri demek bilinen anlamıyla tanrı demektir. TENGRİTEG TENGRİ demek ise, kelimenin tam anlamıyla “üst tanrı, tümel tanrı, tümel gök” anlamına gelir. Tengri sözünün iki kez kullanılmış olması “klasik” din terminolojisindeki şirk denilen şeye, ya da sekonder tanrılara, yani insanların farklı şeylere tapmasına atıfta bulunmuş olur.
Fakat tümel din terminolojisine göre bu deyimlerin daha başka tevilleri vardır.
Teg sözü benzetme edatı “gibi” demektir. Tengriteg tengri demek ise , haliyle Tanrı gibi Tanrı, yani en tanrı, esas tanrı, “çoklu tanrı” değil, “reel tanrı” anlamına gelmek zorundadır.
Diğer taraftan “tengri” sözünün , “gök” karşılığı olarak kullanıldığını da biliyoruz. Yazıtlardaki “gök”, (ve iki defa bahsedilmesi hasebiyle “gökler” olarak da algılıyoruz) terimlerinin modern terminolojideki karşılığı, farklı uzay mekanlar, ya da farklı zaman mekanlardır. İşte buradaki “Tengri teg tengri” deyimi ile kastedilen, meşhur Alman fizikçi Albert Einstein’in matematiksel formulünü yazdığı meşhur “izafiyet terosi”nden başka bir şey değildir.
İşte buradan hareketle “Tengri teg Tengri Yaratmış Türk Bilge Kağan” tabirini gökleri birlemek, yani alt boyutlu göklerden, alt boyut uzay mekan yaşamlarından sıyrılıp, aşama kaydederek, daha alt uzay mekan yaşamlarının hepsine birden hakim olabilen “tek bir üst boyut göğü”ne vasıl olmak şeklinde anlamamız gerekir.
“Tengri”, “gök” demektir. Gök demek ise “zaman – mekan” bileşkesidir ve görelidir. Bilge Kağan yazıtlarında tengri teg tengri denmek suretiyle, bir cümlede iki kez “gök” yani “sema” yani “uzay” terimini kullanmakta ve açıkça, göklerin , yani semanın çoklu oluşunu , yani Einsteinin sözünü ettiği “göklerin izafi yani göreceli oluşu”na atıfta bulunulmaktadır.
Anlıyoruz ki, Einsteinin izafiyet teorisi Orhun yazıtlarında asırlar öncesinden, hem de yazıtların iki önemli giriş cümlesinde bulunmaktadır.
Bundan daha ilginci, Einsteinin izafiyet teorisinin Kuranda da asırlar önce hem “lailahe illallah” hem de en basitinden “semavat” terimiyle açıkça ifade diliyor olmasıdır. Yine Kuranda faklı uzay mekanların varlığından, göreceliği, izafiyeti ifade eden, yaşamlara göre izafiyet ifade eden “saat, gün, asr” vb zaman mekan ifadeleri sık sık geçmektedir.
İşte Kuranda zaman-mekan izafiyetini bildiren birkaç ayet:
… Gerçekten, senin Rabbinin Katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (Hac Suresi, 47)
Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir. (Secde Suresi, 5)
Melekler ve Ruh (Cebrail), O’na, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir. (Mearic Suresi, 4)
Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar.(Yunus:45)
Dedi ki: ‘Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?’
Dediler ki: ‘Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.’
Dedi ki: ‘Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,’ (Müminun: 112-113-114)
Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, ‘sarkmış-za’fa uğramıştır.’ (Hakka Suresi, 16)
De ki: “Gerçekten siz mi yeri iki günde yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler kılıyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir.” Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler. Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)’ın takdiridir. (41 Fussilet Suresi, 9/12)
O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık. (Enbiya: 30)
Sizi çağıracağı gün, O’na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız. (İsra Suresi, 52)
Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı. Tevrat-Tekvin Bab 1-1
Her şey O’nun (Allah) ile oldu. Ve olmuş olanlardan hiçbir şey O’nsuz olmadı. İncil-Yuhanna Bab 1-3
Rabbi Isaac was alluding to the biblical verse, “A thousand years are, in Your eyes, but a single bygone day” (Psalms 90:4). Since a Divine day is 1,000 human years, then a Divine year — consisting of 365¼ Divine days — is equal to 365,250 years. Thus, when Adam was created our universe was (6 cycles) x (7,000 Divine years/cycle) x (365,250 human years/Divine year) = 15,340,500,000 human years old.(www.aish.com/societyWork/sciencenature)
İzafiyet teorisine dair Kitab-ı Mukaddeste ayetler ve bununla ilgili pek çok çalışma bulunmaktadır.
Görülüyor ki, herkesin, büyük bilimadamı Albert Einsteinin bulduğunu düşündüğü izafiyet teorisi (Theory of Relativity), hem Kuranda hem de Orhun yazıtlarında, hem de Kitab-ı Mukaddes te kesinlikle anlatılmıştır.
Enistein, bu olgunun matematiksel formülasyonunu yapmıştır.
