Türkiye ve Kuzey Irak: İç ve Dış Hesaplar

Türklerin Kuzey Irak’taki duruma bakış açıları farklılık arz ediyor. Hükümetin bakış açısı Kürt liderler Celal Talabani ve Mesut Barzani ile doğrudan görüşmelerde bulunulması yönünde. Bu ise Irak’ın işgalinden bu yana AKP’nin izlediği politikalardaki değişimi yansıtmakta. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül “Düşmanlar görüşüyor biz niye görüşmüyoruz” diyor. Ordunun bakış açısı ise Iraklı Kürtlerin PKK terörüne destekleri sürdükçe hiçbir Türk askeri yetkilinin Kürt yetkililerle görüşmeyeceği ve siyasilerin bu bağlamda özgür oldukları yönünde.

116. Sayımızın manşetini Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Muhammed Nureddin yazdı

Muhammed Nureddin
Beyrut Stratejik Araşt. Merk. Direktörü
El Şark Gazetesi
KATAR, Doha: Hükümetin bakış açısı Kürt liderler ile doğrudan görüşmelerde bulunulması yönünde. Ordunun bakış açısı ise Iraklı Kürtlerin PKK’ya destekleri sürdükçe hiçbir Türk askeri yetkilinin Kürtlerle görüşmeyeceği ve siyasilerin bu bağlamda özgür olduğu yönünde.” (daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 17 Temmuz 2007- Saat : 11:37 -

Amerika, İran’ı Parçalamak İstiyor

Türkiye’nin dış politikası, Avrupa ekseninden Hazar, Kafkasya ve Orta Asya eksenine kayacak. Bu koşullar altında ise Türklerin AB’ye girme düşüncesini unutmak zorunda kalacağı açık. Bu durumda Türkleri, Kuzeydoğu’ya yönelen “dev bir enerji ülkesi” olma yolu bekliyor. Burada özellikle ilgi çeken, bahsedilen bu senaryonun hayata geçirilmesinin, Rusya’nın Müslüman nüfusu üzerinde nasıl bir etki bırakacağı. Çünkü sınırları genişletilmiş, dinamik bir gelişme seyri içinde olan ve radikal İslamcıların sebep olduğu olayları sert bir biçimde bastıran bir rejime sahip bir Türkiye, Kuzey Kafkasya ve Volga civarında yaşayan halkların sevgisini kazanma konusunda Moskova’nın Arap ülkelerinden ve Londra’dan ithal edilen Vahabiliğe kıyasla daha ciddi bir rakip olacak. Şu veya bu şekilde Amerika’nın İran’a yönelik olası bir askeri harekatı, kestirilmesi zor karmaşık sonuçlar doğurabilir. (daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 17 Temmuz 2007- Saat : 11:36 -

Amerika, Uzaya Silah Sistemleri Yerleştiriyor

ABD’nin yıllık uzay bütçesi yaklaşık 36 milyar $’dır. Uzay Güvenliği Projesi’ne göre bu miktar, dünyanın geri kalanının tamamının bu alanda yaptığı harcamaların %73’ünü oluşturmaktadır. Bu ülkeler arasında Çin, Rusya, AB, Japonya ve Hindistan da bulunmaktadır. Yakın bir gelecekte olmasa da belli bir noktada bir Washington yönetimi veya diğeri, Amerikalıları ve özellikle ülkeyi yöneten elitleri Rusya, Çin veya her ikisinin ABD hegemonyasını tehdit ettiğine ve hayatta kalmak için Büyük Amerika’nın Cennet’e yayılması gerektiğine ikna edecektir. Bu iki ülkeye karşı İkinci Soğuk Savaş devam ettiğinden beri bahane oluşturulması süreci başlamıştır.

118 . Sayımızın Manşetini Asia Times Haber Portalı’ndan Jack Smith yazdı

Jack Smith - Asia Times Haber Portalı
HİNDİSTAN, Yeni Delhi: Dış uzay, dünyanın atmosferinin son bulduğu yerdedir, dünya yüzeyinin yaklaşık 100 km. üzerindedir. ABD, dünya egemenliğini sürdürmek için dış uzayı askerileştirme kapasitesine sahip olmak istemektedir. Pentagon çoktandır uzaydan dünyayı gözleyebilmektedir. Şimdi ise uzaya askeri sistemleri yerleştirmeye ve bunları geliştirmeye çalışmaktadır. Böylece dünyada herhangi bir yeri daha büyük bir güçle vurabilme imkanı elde edecektir. ABD Savunma Bakanlığı’nın Küresel Saldırı Bütünleştirme Politikası, hem küresel alanda hem uzay alanında üstünlük sağlamayı ve bu üstünlüğü elde tutmayı; savunma amaçlı güçlü bir karşı uzay programı sürdürerek harekat alanı komutanlığına bütünleştirilmiş, tam kapsamlı bir uzay desteği vermeyi amaçlamaktadır. Bu, uzayın; izleme ve keşif uydularıyla ve uydu savarlarla, balistik füzelerle, füze önleyicileri veya kinetik önleyicilerle ve diğer gelişmiş silahlarla işgal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu sayede ABD’nin dünyadaki askeri hegemonyasını sürdürebilmesi için Amerikan hava, deniz ve kara güçlerine destek olunacaktır. Bu ayrıca başka herhangi bir ülkenin, savunma dahil benzer amaçlarla uzayı kullanmasına gerektiğinde güç kullanarak engel olmak anlamına gelmektedir. (daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 17 Temmuz 2007- Saat : 11:35 -

Barzani: Kerkük’e Müdahaleye İzin Vermeyeceğiz

Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani, 4 yıl önce Irak savaşının başlamasının hata olmadığını; hatalar zincirinin, BM Güvenlik Konseyinin 1483 sayılı kararının alınmasıyla başladığını söyledi. Komşu ülkelerle ilgili konulara değinirken, “Kerkük’ün bir Irak kenti olduğunu ve Türkiye’nin Kerkük’le ilgisi bulunmadığını” söyleyen Barzani, “Türkiye’nin Kerkük’e müdahalesine izin vermeyeceklerini ve böyle bir durumun gerilimi artıracağını” ifade etti. Barzani, PKK terör örgütünün Irak’ta mevcudiyeti olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine, “Belki sınır şeridinde karargahları vardır, ancak oralar dağlık bölgelerdir” yanıtını verdi.

119.sayımızın manşetini El Hayat Gazetesi’nden Gassan Şerbel yazdı

Gassan Şerbel
El Hayat Gazetesi
İNGİLTERE, Londra: (Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani’nin Londra’da Arapça yayınlanan El Hayat gazetesine verdiği röportajın tam metni şöyledir:
Soru: Irak’taki durum sizi korkutmuyor mu?
Cevap: Mesele korku değil; durumun rahatsızlık ve kaygı verici oluşu.
Soru: Kaygı nedeni nedir? Devletin oluşturulmasında başarısız olunması mı? Yoksa Iraklıların kendi aralarında karşılıklı anlayış oluşturulmasının başarısız olması mı?
Cevap: Beni en fazla kaygılandıran yahut Irak’ın geleceğini tehdit eden bir tehlike olarak gördüğümü söyleyebileceğim şey gruplar arası mücadeledir. Bu tehlikenin kaynağını oluşturuyor.
Soru: Irak’ta bugün bir iç savaş olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu savaşın Sünni ve Şiiler arasındaki bir savaş olduğunu söyleyebilir miyiz?
Cevap: Bilmiyorum; ama sonuçta bir faciayla karşı karşıyayız. Bu nasıl isimlendirirseniz isimlendirin… İster kişinin kimliğinden dolayı öldürülmesi, ister isminden dolayı öldürülmesi deyin. İç savaşın gerçekten ne olduğunu bilmiyorum. Facia dolu bir savaş mı, gruplar arası savaş mı?
Soru: Bir Sünni ve Şii karşılaşmasına mı tanık oluyoruz?
Cevap: Evet.
Soru: Peki, Kürtler bu çekişmede bir taraf mı?
Cevap:Hayır, kesinlikle Kürtler bir taraf değil! Biz bu mücadelede çözümün bir tarafıyız. Biz sorunun bir parçasıyız ama mücadelenin değil.
Soru: Amerikalıların çekilmesinden korkuyor musunuz?
Cevap: Şu şartlarda çekilme bir felakete yol açar. (daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 17 Temmuz 2007- Saat : 11:34 -

Sonraki Sayfa »