İŞTE KAZANAN ADAYLAR

Sayısal 2 alanında 1. ‘ler

İstanbul Özel Robert Kolejinden Yücel Nalbantoğlu

İzmir Ödemiş Uçaçelik Lisesi’den Ceren Durmaz

Eşit Ağırlıklı Puan türünün 1.’si

Bursa Özel Nilüfer Özel Fen Lisesi’nden Fatih Karataş

Sözel 2 puan türünde 1., Yabancı Dil Fransızca’dan 1.

İstanbul Galatrasaray Lisesinden Çağrı Sert

İngilizce Puan Türünde 1. Ege Sinan Torun

Yabancı Dil Almanca’da İstanbul Alman Lisesi’nden Efe Okur

Sayısal 1, Sözel 1, Eşit Ağırlık 1 Puan türünde 21 kişi 1. oldu

Burçak Aydın

Melike Ezerbolatü

Musa Medeni Zorlu

Mehmet Özgeyik

Zeynel Harun Alioğulları

Serhat Varolgüneş

Halil Göker Ulaş

Abdurrahim Soğanlı

Elçin Engin

Elif Lale Alpar

Yiğit Karayiğit

Deniz Can Aliş

Şafakl Nirioğlu

Faruk Pekgül

Hayrullah N. Şahinnko.

Safa Özel,

Çağrı İbris,

Hamza A.

Uğur Gülper

Mahmut Muhsin Yılmaz

Eşit Ağırlık 2.si Murat Ağıskalı

Sözel 2 2.’si Çağrı Berk Onuk

Sayısal 2 3. sü Zeynep Gökçe Yıldız

Eşit Ağırlıklı 3.’sü Özge Onur

Sözel 2 3.’sü Abdurrahman Gümüş

Yarımağan, sınav sonuç değerlendirmesinin, Sosyal Bilimleri-2 testindeki 26. mantık sorusunun, terminoloji nedeniyle iptal edilerek yapıldığını belirterek, 240 sorunun 239′unun değerlendirmeye alındığını ifade etti.

Sınavda başarının geçen yıllara göre daha yüksek olduğunu bildiren Yarımağan, “Bunda bir ölçüde bizim soruları biraz kolaylaştırmamızın etkisi oldu. Ama büyük ölçüde de adayların daha iyi hazırlanmaları, geçen yıl yaptığımız değişikliğin olumlu etkileriyle, daha başarılı adaylar oldu” dedi.

Yarımağan’ın verdiği sınava ilişkin sayısal bilgilere göre, bu yıl 1 milyon 641 bin kişi ÖSS’ye girmek için başvurdu. Başvuranlardan 25 binin üzerinde kişi sınava girmezken, sınava giren aday sayısı 1 milyon 615 bin oldu. Ayrıca 135 bin kişi sınavsız geçişten yararlanmak için başvurdu.

Sınava girenlerden 174′ünün sınavı değişik nedenlerle geçersiz sayıldı. Adaylardan 58′inin salonda kopya çektiği, 10′unun yerine başkasını sokma teşebbüsünde bulunduğu, 57 kişinin sınav giriş ve kimlik belgesinin, 8′inin ise cevap kağıdının olmadığı tespit edildi. Ayrıca sınav dışı davranışlarda bulunan adaylar da belirlendi.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Pazartesi 30 Temmuz 2007- Saat : 16:21 -

Ölü tercih yapmayın

ÖSS sonuçlarında sadece öğrencilerin tercih yapabileceği puan türleri bulunacak. Kendilerini ilgilendirmeyen ya da yeterli sayıda soru veya test cevaplamadıkları alanların puanları hesaplanmayacak.

2007 tercihleri için esas olan bilgiler, yayımlanacak olan 2007 Tercih Kılavuzu’ndaki bilgiler. Kılavuz dikkatle incelenmeli.

Tercih edilen bölüm ve üniversiteye dair özel koşullar mutlaka okunmalı.

Gitmeyi düşünmediğiniz bölümleri tercih etmeyin. Kayıt yaptırmasanız bile yerleştirildiğiniz bölümlerden dolayı ertesi yıl ağırlıklı ortaöğretim başarı puanınız yüzde 50 oranında düşecektir.

Tercih edeceğiniz bölümün yeni sistemde hangi puan türüne dahil olduğuna dikkat edin ve o türdeki puanınızı göz önüne alarak tercihinizi yapın.

Sadece istediğiniz bölümlerden oluşan tercih listenizi yüksek puanlı olandan düşük puana doğru sıralayın. Siz daha düşük puanlı bir bölümü istiyorsanız sadece onu üste yazmanız gerekir. Bu halde istemediğiniz yüksek puanlı bir yeri sırf puanınız yettiği için yazmanızın bir anlamı yok.

Ölü tercih yaparak tercih hakkınızı eksiltmeyin. Bir tercihi kendinden daha yüksek puanlı bir bölümün üzerine yazmak ölü tercih yapmak anlamına geliyor.

Ailenize ve çevrenize danışın. Ancak son karar sizin olsun.

Mutlaka bir uzmandan yardım alın. Değişen sistem nedeniyle bu yıl tercih hatalarının fazla olması beklenmektedir. Fakat uzmanın tercihlerinizi sizin için yapmasını beklemeyin. Uzmanın yanına ön hazırlık yaparak gerekli kontrolleri yaptırmak ve aklınıza takılanları sormak için gidin.

Seçtiğiniz üniversitenin vakıf veya devlet üniversitesi olmasına, burs durumuna dikkat edin.

Yeni açılan bölümlere önem verin ve iyi inceleyin.

Tercih listenizi teslim etmeden bir fotokopisini alın.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Pazartesi 30 Temmuz 2007- Saat : 16:18 -

2007 ÖSS Üniversite Tercihi

Üniversite adaylarının, Öğrenci Seçme Sınavı sonuçlarına göre tercih yapabilmeleri için gerekli olan (ÖSS) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ÖSYM’nin internet sitesinde yayımlandı.

Tercih yapma işlemleri 23 Temmuz-3 Ağustos 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tercihler, başvuru merkezlerine yapılabileceği gibi bireysel olarak ÖSYM’nin internet adresinden T.C. Kimlik Numarası ve ÖSYS şifresiyle de yapılabilecek. Tercih bildirimi faks, posta, elektronik posta gibi yollardan yapılmayacak.

ÖSS sonuçlarının açıklanmasının ardından, yerleştirme sonuçlarının öğrenilmesine ilişkin sorularını yanıtlayan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, adaylara gönderilen sonuç belgesinin üzerinde sadece ”hiç bir yükseköğretim programına yerleşmediniz” ya da ”şu üniversitenin şu programına yerleştiniz” ifadelerinin yazdığını belirtti.

http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF1A9547B61DAFFE2AE2FFDB5BE72925EC

TERCİH YAPACAKLARIN DİKKAT ETMELERİ GEREKENLER
Adaylardan, 2007-ÖSS’ye girip 160 ve üstünde puan alanlar, 2007-ÖSS’ye girip aynı zamanda sınavsız geçiş hakkına sahip olanlar ve sadece sınavsız geçiş için başvuranlar tercih yapabilecek. Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yüksek öğretim programlarına yerleşmek isteyen adayların ise tercih formu doldurmalarına gerek bulunmuyor.

Tercih yapacak adayların kendi alanlarında veya alanları dışında yazacakları programlara dikkat etmeleri gerekiyor. Adaylar, lisede okudukları alanla ilgili bir programı tercih ederlerse ÖSS belgelerindeki 0.8 katsayısıyla çarpılarak hesaplanmış puanlarını, alanları dışında bir programı tercih etmek istiyorlarsa 0.3 katsayısıyla çarpılarak hesaplanmış puanlarını göz önünde bulunduracaklar.

Sınavda 160 ve 185 arasında puan alan adaylar meslek yüksek okulları ile açık öğretim programları, 185 ve üstünde puan alan adaylar da lisans programları arasından tercih yapabilecekler.

Adaylar, ÖSS sonuç belgelerindeki SÖZ-1, SAY-1, EA-1 puanlarıyla meslek yüksek okullarına veya bazı lisans programlarına, SÖZ-2, SAY-2 ve EA-2 puanlarıyla lisans programlarına yerleştirilecekler. Dil puanlarıyla üniversitelerin yabancı dille ilgili bölümleri tercih edilebilecek.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Pazartesi 30 Temmuz 2007- Saat : 15:51 -

Matematiği Oyunla Sevdirin

Öğrencilerin, eğitim hayatları boyunca, hata yapma endişesiyle en çok korktuğu derslerin başında gelen matematiğin oyunla sevdirilebileceği bildirildi.”

Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikri Akdeniz, yaptığı açıklamada, öğrencilerin büyük çoğunluğunun matematik dersinden korktuklarını ve bunun da eğitim başarısını olumsuz yönde etkilediğini kaydetti. Dersteki başarının devamlılık ve ezberden uzak kalma ile yakından ilgili olduğunun altını çizen Akdeniz, şöyle konuştu:

”Matematik bir piramide benzer. Temel yoksa, bir kat yukarı çıkamayız. Bu nedenle derslerde geri kalmamak son derece önemlidir. Bir ay yaşanan sıkıntı sonucunda öğrenci, bütün eğitim hayatı boyunca derslerinde güçlük çekecek ve hata yapma endişesi nedeniyle matematikten korkacaktır.”

Matematik derslerinin ezberden uzaklaştırılması ve bilimsel düşünme gücünün kazandırılmasının önemine değinen Akdeniz, ”Çocuğunuzun matematiği sevmesini istiyorsanız, ona oyun oynatın. Satranç gibi oyunlar, bilimsel düşüncenin gelişmesini sağlar. Yapacağı hamlede düşünmeyen kişi matematiği sevmez. Çocuğa yenmenin zor olduğunu, bunun için uzun süre düşünmek gerektiğini kavratmalıyız. Bu başarının önünü açar” dedi.

Akdeniz, matematik korkusu üzerine yapılan araştırmanın öğrencilerin matematikçilerin bulunduğu odaya bile girmek istemediklerini ve bu kişileri, düşünceli davranan, akıllı, sorumlu, ciddi ve dikkatli insanlar olarak tanımladıklarını ortaya koyduğunu söyledi.

ÖĞRETMENLER DİKKAT!!!

Korkunun azaltılmasında eğitimcilere büyük görevler düştüğünün altını çizen Akdeniz, şöyle devam etti

”Uzun ve can sıkıcı ödevlerden kaçınılmalı. Gelişmişlik düzeylerine uygun, kapasitelerini zorlamayan matematik etkinlikleri içine sokulmalı. Ezberden uzak, anlamaya ve akıl yürütmeye dayalı bir yöntem uygulanmalı. Etkinlikler sırasında çocuğun kendi düşüncelerini açıklamasına uygun ortamlar yaratılmalı. Matematiğin eğlendirici, dinlendirici yanı ortaya çıkarılmalı, oyunlara yer verilmeli. Bu yolla öğrenci üzerindeki matematik korkusu oluşmadan önlenebilir.”

Öğrencileri matematikten korkutan, soğutan ve sinirini bozan unsurlardan birinin de kullanılan terimler olduğunu belirten Akdeniz, özellikle ilköğretim aşamasında bu noktaya dikkat edilmesi ve öğrencilerle daha anlaşılır bir dille iletişim kurmak gerektiğine dikkati çekti.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Pazartesi 30 Temmuz 2007- Saat : 15:33 -