Ağu 24

Büyük donanımlı internet sitelerini hack’leyip çalışamaz hale getiren, bilgisayar programcısı Batuhan Çelikel gözaltına alındı.23.08.2007 08:38
Elektronik Bilgi İletişim şirketi, ve sitelerinin çalışmaz hale getirildiğini söyleyip şikâyetçi oldu. Yetkililer, 22 aydır ‘host’ hizmeti aldıkları şirketi pahalı olduğu için 17 Temmuz 2007 tarihinde bırakma kararı aldıklarını söyledi. Ancak eski çalıştıkları şirketin kendilerine, “Bizi bırakırsanız sizi batıracağız. Size karşı elektronik saldırılar düzenleyip sitelerinizi çalışmaz hale getireceğiz” dediği öne sürülerek saldırıların arkasında bu şirketin olduğu iddia edildi.
Suçlamaları reddetti
Bunun üzerine ekipler, sitelerin ‘DDOS attack’ adlı saldırı yöntemini kullanarak kullanıcıların sisteme girmelerinin engellendiğini tespit etti. Saldırıları gerçekleştirdiği iddia edilen Çelikel (26) gözaltına alındı. Çelikel ifadesinde, “Bilgisayarımı kullanarak bu saldırıları yapmış olabilirler” dedi. Adliyeye sevk edilen Çelikel, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Yazan :admin

Ağu 16

ÖSS’de sosyal testinde bir soru iptal edildi, 239 soru değerlendirmeye alındı. Başarı oranı geçtiğimiz yıllara göre biraz yüksek…
1 milyon 776 bin kişi sınava başvurdu, 1 milyon 615 bin kişi sınava girdi. 135 bin aday da sınavsız geçiş hakkı kullanmak için başvurdu.
47 bin aday bu yıl ÖSS’de sıfır (0) çekti, geçen yıl 25 bin aday sıfır çekmişti.

En başarılı iller

Sayısal puan türünde en başarılı iller Ankara, Denizli, Eskişehir…
Eşit ağırlık puan türünde Denizli, Karaman, Kırşehir…
Sözel puana göre ise Kırşehir, Denizli, Karaman…

Sınav Sonuçlarını Öğrenmek için : 2007 Öss Sonuçları

Yazan :admin

Ağu 15

Kablosuz internet ağlarının sağlık açısından güvenliği konusunda yazılı açıklamada bulunan Rafael, Avrupa’da bir cep telefonunun 1.000 milivata kadar radyasyon yaymasına izin verildiğini, kablosuz sistemlerde ise üst sınırın bunun onda biri kadar olduğunu ifade etti.
Cep telefonunu vücuda yakın mesafelerde kullanma mecburiyeti olduğunu ve kulaklık kullanıldığında bile durumun çok değişmediğini kaydeden Rafael, ”Öte yandan, kablosuz internet ağını kullanabilmek için ilgili bağlantı kartını bilgisayara takarak kullanmak gerekiyor. Bu da en az 1 metre ve üzeri bir mesafe anlamına geliyor. Mesafe azaldıkça, insan vücudunun aldığı sinyal miktarı da azalıyor. Bir başka ifadeyle, kablosuz ağdan alınan radyasyon, bir cep telefonundan alınandan çok daha az, dolayısıyla kablosuz bağlantı daha güvenli” dedi.
Rafael, bu durumun, konu ile ilgili çalışmalar yapan uluslararası kabul görmüş kuruluşlar olan IEEE, NCRP, NRBP, IRPA//INIRC tarafından da çeşitli raporlarda ifade edildiğini vurguladı.
Rafael’in görüşlerini içeren açıklamada, kablosuz internet sistemlerinin, yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar yayma açısından cep telefonları ve mikro dalga fırınlarla benzeştikleri, ancak kablosuz internet ağları kullanmanın insan sağlığına bir zararı olmadığı kaydedildi.
Mikro dalga fırınların 850 vat gücünde elektromanyetik enerji yaydığı, bir cep telefonunun yaydığı enerji miktarının ise yaklaşık 1 vat düzeyinde olduğu kaydedilen açıklamada, mikro dalga fırının cep telefonundan 850 kat daha fazla elektromanyetik dalga yaydığına dikkat çekildi.
Ayrıca kablosuz teknolojinin yıllardan beri birçok elektrikli ve elektronik cihazda kullanıldığına işaret edilerek, ”Radyo ve televizyonlar, yayınları havadan iletilen elektromanyetik dalgalarla alır. Bu cihazların kullandığı sinyaller ve güç, kablosuz internet ağlarından farklı ama kullanılan teknoloji aynıdır. Arada, riskin niteliği ve düzeyi anlamında herhangi bir fark yoktur” ifadelerine yer verildi.

Yazan :

Ağu 15

Google Earth yetkililerinden John Hanke, Google’ın hizmete giren “Street View” hizmetinin şu anda ABD’nin San Francisco, New York, Las Vegas ve Denver kentlerinin bazı caddelerini kapsadığını, yakında başka kentleri de ekleyeceklerini söyledi. Hanke, “Street View ile internet kullanıcıları, caddelerde sanal olarak yürüyebilecek, bir restorana bakıp içeri girebilecek, otobüs duraklarını yakından görebilecek ve yönlerini belirlemek için sokaklardaki işaretleri inceleyebilecek” dedi.
nasıl gezileceği ise youtube da

http://maps.google.com/maps/mm?mapprev=1

Yazan :

Ağu 13

Dünya’dan 150 ışık yılı uzaktaki HD209458b gezegeninin atmosferinde su buharı bulunduğu tesbit edildi. NASA, Lowell gözlem evinden astrofizikçi Travis Barman’ın bulgusuna destek verdi.

Güneş sistemi dışındaki bir gezegenin atmosferinde su bulunduğu tespit edildi. ABD’nin Arizona eyaletindeki Lowell gözlem evinden astrofizikçi Travis Barman, internet sitesindeki açıklamasında, Hubble uzay teleskobuyla yaptıkları incelemede, ilk kez güneş sistemi dışındaki bir gezegenin atmosferinde suya rastladıklarını belirtti.

Barman, Dünya’dan 150 ışık yılı uzaktaki HD209458b gezegeninin atmosferinde su buharı bulunduğunu kaydetti.

Travis Barman, ”Artık güneş sistemi dışındaki bir gezegenin atmosferinde su buharı olduğunu biliyoruz ve güneş sistemi dışındaki başka gezegenlerin atmosferlerinde de su buharı olduğunu düşünmek için iyi bir nedenimiz var” dedi.

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) de destek verdiği bu araştırmanın sonuçları, internetteki astrofizik gazetesinde HTTP://lanl.arxiv.org/abs/0704.1114 adresinde yayımlandı.

Yazan :

Ağu 13

küresel ısınmaİklim değişikliklerine neden olan küresel ısınmanın etkileri ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor.

Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor. Kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artıyor…
İşte küresel ısınmanın gözle görülebilir şiddeti.

Yazan :admin

Ağu 13

Devinime neden olan neden olan etkiler insanları uzun süre ilgilendirmiş ve bu konuda Galileo ve Newton zamana dek pek başarılı sonuçlar elde edilmemişti. Galileo’dan önce filozoflar, bir cismi devindirebilmek için kesinlikle bir etkinin, yani bir kuvvetin gerektiğini ileri sürmemişler ve < > halde bir cismin durması gerektiğine inanmamışlardı.

Gerçekten bir düzlem üzerinde bir cisim kaydırılmak istenirse, cismin kısa bir süre gittikten sonra yavaşlayıp durduğu gözlenir. Bu gözlem dış bir kuvvet olamadığı sürece kaymanın olmadığı düşüncesini destekler. Galileo yaptığı deneylerde bu inancın gerçek olmadığını gösterdi. Eğer cisim ve onun üzerinde durduğu düzlen pürüzsüz hale getirilirse ve cisim yağlanırsa, cismin hızının daha yavaş azaldığı ve cismin daha ileride durduğu gözlenir. Buna göre, cismin kayması yavaşlatıcı, yani bütün sürtünmeler, ortadan kaldırılırsa, cismin değişmez bir hızla yoluna bir doğru boyunca sonsuza değin devam sonucu çıkar. Galileo’nun vardığı sonuç bu idi. Ona göre, bu cismin hızını değiştirmek için bir dış kuvvet gerekir; ama belli bir hızda giden cismin hızını koruyabilmesi için bir kuvvete gerek yoktur. Mesela bir sandığı bir düzlemde ittiğimiz durum için, ellimizin verdiği itme sandığa bir hız kazandırır, fakat düzlem sandığa bir kuvvet uygulayarak onu yavaşlatır ve durdurur. Her iki kuvvette hızda bir değişim, yani bir ivme oluşturur. İşte Galileo’nun bulduğu bu gerçeği, Galileo’nun öldüğü gün doğan Isaac Newton bir evrensel yasa olarak 1686 da yazdığı Princiria Matematika Philosoph Naturalis adlı kitabında ortaya koydu. Newton’un, cisimlerin devinimini açıklayan üç yasadan ilki olan bu yasa şöyle tanımlanabilir: Devamı »

Yazan :admin

Ağu 13

Bilimadamları, Satür gezegeninin etrafındaki büyük halkalar sisteminin yapısını çözme yolunda önemli bir adım attı.
Uzmanları, özellikle G halkası olarak adlandırılan halkanın yapısı şaşırttı. G halkası, Satürn’ün etrafındaki halkaların en dışında yer alanı.
Halka, gezegenin merkezine 168 bin, en yakındaki uydusuna da 15 bin kilometre uzaklıkta.
Bilimadamları, yakınlarında bu halkayı oluşturan bu toz parçacıklarını bir arada tutacak manyetik alanı olan bir uydu olmadığı için, halkanın dağılması gerektiğini düşünüyordu.
Ancak Cassini uzay aracıyla yapılan gözlemler sonucu, halkanın Satürn’ün en uzaktaki, en büyük uydusu olan Mimas’la etkileşim halinde olduğu ve bu uydunun yarattığı manyetik alanın halkayı bir arada tuttuğu anlaşıldı.
Amerikan Uzay ve Havacılık dairesi NASA, Avrupa Uzay Ajansı ve İtalyan Uzay Ajansı’nın ortak çalışması Cassini-Huygens uydusu sayesinde alınan veriler, bilimadamlarına G halkasıyla ilgili olarak daha önce hiç olmadığı kadar ayrıntılı araştırma imkanı verdi.
Bu veriler G halkasının yapısının diğerlerinden farklı olduğunu ortaya koydu.
Halkanın bütününe eşit olarak dağılan toz parçacıklarının yanı sıra, halkanın yaklaşık altıda birinin, büyüklüğü bir kaç santimetreden, bir kaç metreye kadar değişen buz parçalarından oluştuğu anlaşıldı.

Yazan :admin

Ağu 13

Kullanıcılar YouTube, Google, Yahoo gibi sitelere daha hızlı erişim sağlayabilecekler.

2007 yılını altyapıya yatırım yılı ilan eden Türk Telekom, geçtiğimiz haftalarda açıkladığı 3.4 milyar dolarlık altyapı yatırımı ile yurtiçi ses ve veri iletişimini iyileştirmeye başlamıştı. Bu çalışmalarını yurtdışından Türkiye’ye gelen ses ve veri trafiği üstünde de hızlandıran Türk Telekom, dünyanın birçok ülkesinde ses ve veri iletimini hızlandırıp daha kaliteli hale getiren POP (Point of Presence) noktaları açmaya başladı.

Türk Telekom müşterilerine daha kaliteli hizmet vermek amacıyla, dünyada internet trafiğinin buluştuğu ve değiştiği noktalarda faaliyet gösteren şirketlerle anlaşmalar yaparak, web sitelerine daha hızlı ve güvenli erişimi olanaklı kılıyor. Türk Telekom son olarak, doğrudan internet erişim hizmetinin sağlanabilmesi, şirketlere VPN (Virtual Private Network-Sanal Özel Ağ) hizmetlerinin verilebilmesi amacı ile Frankfurt POP noktasını hizmete soktu.
Frankfurt POP noktasının faaliyete girmesi için Telecity şirketi ile anlaşma imzalayan Türk Telekom, bu çerçevede toplam 5 Gbps’lik (2*STM16’lık) link kapasitesi ile Türkiye’ye bağlantı
sağladı. Önümüzdeki günlerde bu bağlantıların 10 Gbps hıza çıkartılması planlanıyor.

Yazan :admin

Ağu 13

Türk araştırmacılar, Edison’un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.
Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ”NANOTECHNOLOGY” dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.
Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı’nın imzasını taşıyor.
Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.
LED’lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED’ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.

BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL

Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED’i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.
LED’lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20′si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı.

Yazan :admin

-