Cengiz Aytmatov

Cengiz Aytmatov

( 12.12.1928 )

Aytmatov Türkiye�de

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür İşleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 1.Türk Dünyası Çağdaş Edebiyat Günleri, Türk Dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirdi.Toplantıya Kırgız yazar Cengiz Aytmatov,Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar, Kazak şairler Olcas Süleyman ve Muhtar Şahanov da katıldı.Toplantının açış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, �Hepimiz kardeşiz.Dolayısıyla müziğimiz, şiirimiz, edebiyatımız ve folklorumuz de kardeş dedi.
Türkiye 24 Şubat 2001
(daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Çarşamba 28 Kasım 2007- Saat : 04:33 -

Abdülhak Hamit Tarhan

Tanzimat döneminde batı tesirlerini Türk şiirine sokan şair, tiyatro yazarı ve diplomat. 5 Şubat 1851’de İstanbul’da doğdu. Babası, dedesi ve soyu ilim aleminde isim yapmış şahsiyetlerdi. Dedesi Abdülhak Molla, İkinci Mahmud ile Abdülmecid Hanın hekimliğini yapmış, şiir ve tarihle uğraşmıştı. Babası Hayrullah Efendi ise, meşhur bir tarihçi ve diplomattı.

Abdülhak Hamid ilk tahsiline Evliya Hoca, Behaeddin ve Hoca Tahsin Efendi gibi özel hocaların huzurunda başladı. Özellikle Hoca Tahsin Efendinin Abdülhak Hamid üzerindeki etkisi büyüktür Daha sonra Bebek Köşk Kapısındaki mahalle mektebi ile Rumelihisar Rüşdiyesine kısa süre devam etti. Ailesi tarafından Paris’te eğitim yapması uygun görülünce ağabeyi Nasuhi Bey ile 1863 Ağustosunda Paris’e gitti. Orada özel bir koleje başladı. Kısa zamanda Fransızcasını ilerletti. 1,5 sene tahsilden sonra, yanlarına gelen babası ile İstanbul’a döndü. İstanbul’da Fransız mektebine başladı ve Fransızcasını ilerletmek için Babı ali’de tercüme odasına girdi. On dört yaşlarındayken, Tahran büyükelçiliğine tayin edilen babasıyla birlikte İran’a gitti ve 1,5 sene özel olarak Farsça dersleri aldı. Babasının 1867’de vefatı üzerine İstanbul’a döndü.

İstanbul’a döndükten sonra, önce Maliye mektubi, daha sonra sadaret kaleminde vazife yapan Abdülhak Hamid, buralarda Ebüzziya Tevfik ve Recaizade Mahmud Ekrem’le tanıştı. Sami Paşa’dan Hafız Divanı’nı okudu. Bu arada Tahran hatıralarını anlatan Macera-yı Aşk adlı ilk eserini yazdı ve meşhur Makber mersiyesini yazmasına sebeb olan Fatma Hanımla evlendi. 1876 senesinde hariciye mesleğini seçen Abdülhak Hamid Paris Sefareti ikinci katibliğine tayin edildi ve iki buçuk sene vazife yaptı. Bu arada Fransız edebiyatını yakından tanıma fırsatını buldu. Paris dönüşü bir süre açıkta kalan Abdülhak Hamid, 1881’de Poti, 1882’de Golos, bir sene sonra da Bombay başşehbenderliklerine tayin edildi. Bombay’da üç sene kaldı. Eşi Fatma Hanımın rahatsızlığının artması üzerine, İstanbul’a dönmek için yola çıktı ise de, Fatma Hanım Beyrut’ta vefat etti.
Abdülhak Hamid Bombay dönüşünde Londra elçiliği başkatipliğine tayin edildi. Fakat Zeynep isimli manzum piyesi yüzünden vazifeden alındı. Bir süre boşta gezdikten sonra edebiyatla uğraşmayacağına söz vermesi üzerine, tekrar Londra’daki eski görevine gönderildi. Bu gidişinde İngiliz olan Nelly Hanım ile evlendi. 1895 senesinde Lahey büyükelçiliğine iki sene sonra tekrar Londra elçiliği müsteşarlığına tayin edildi. Hanımının rahatsızlanması üzerine, 1900’de İstanbul’a dönen Abdülhak Hamid, 1906’ya kadar İstanbul’da kaldı. 1906’da Brüksel büyükelçiliğine tayin edildi. 1911’de hanımı Nelly’nin ölümü üzerine Belçikalı Lüsyen Lucienne Hanım ile evlendi. Balkan savaşları sırasında kabine tarafından azledilince İstanbul’a döndü. Maarif nezareti teklif edildi ise de kabul etmedi. Bir süre açıkta kaldıktan sonra ayan üyeliğinde bulundu. Mütareke yıllarında Viyana’ya gitti. Burada sıkıntılı günler geçirdi. Cumhuriyetin ilanından sonra anavatana döndü. 1928 senesinde İstanbul Milletvekili seçildi ve ölünceye kadar mebus olarak kaldı. Kendisine vatana üstün hizmet fonundan maaş bağlandı. Ayrıca belediye de, dayalı döşeli bir apartman dairesi verdi. 12 Nisan 1937’de İstanbul’da öldü. Mezarı Zincirlikuyu’dadır.

Abdülhak Hamid, Tanzimat sonrası bütün edebi ve siyasi devirleri yaşamış bir şairdir. Tanzimatı, meşrutiyetleri ve cumhuriyeti görmüştür. Bu devirlerdeki Tanzimat, Servet-i Fünun, Edebiyat-ı Cedide, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet devri edebiyatlarını yakından tanıdı. Ayrıca uzun seneler doğuda ve batıda diplomat olarak bulunması her iki edebiyatı tanımasına sebep oldu. Bu sebeple Türk şiirine batıdan yeni konular, serbest düşünce ve şekiller getirdi. İlk başlarda Tanzimat ekolünün tesirinde kalmış sonra batıyı tanıyınca, klasik edebiyattan ayrılarak batı tekniği ile eser vermiştir. Edebiyatımızın yeni bir çehre kazanmasında Recaizade Ekrem daha çok teorik yönünü işlerken, Hamid yazdıklarıyla bunu uygulamıştır. Eserlerinde batı edebiyatından bilhassa Shakespeare ve Victor Hugo’nun tesirleri açıkça görülür. Şiirlerindeki başlıca konu romantik ve felsefi düşünceler, ölüm duyguları ve insan kaderi hakkındadır. Şiirlerinde pekçok yabancı kelime vardır. Batı yazarlarından etkilenerek yazdığı dramalar Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuştur. Kendisine son zamanlarda Şair-i azam (en büyük şair) ünvanı verilmiştir.

ESERLERİ

Abdülhak Hamid’in eserleri iki grupta toplanmaktadır:
Şiirleri: Makber, Ölü (1885), Kahpe (1885), Bala’dan Bir Ses (1911), Validem (1913), Yadigar-ı Harb (1913), İlham-ı Vatan (1918), Tayflar Geçidi (1919), Garam (1919), Yabancı Dostlar (1924).
Tiyatroları: Hamid’in tiyatroları mensur ve manzum olmak üzere iki kısımdır. Mensur tiyatroları: Macera-ı Aşk (1873), Sabrü Sebat (1875), İçli Kız (1875), Duhter-i Hindu (1876), Tarık yahut Endülüs’ün Fethi (1879), İbn-i Musa (1880), Finten (1898). Manzum tiyatroları: Nesteren (1878), Tezer (1880), Eşber (1880), Sardanapal (1908), Liberte (1913).

MAKBER’den

Eyvah! Ne yer ne yar kaldı.
Gönlüm dolu ah u zar kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede, gelip ezelden,
Ben gittim, o hak-sar kaldı.
Bir guşede tarumar kaldı.
Baki o enis-i dilden eyvah,
Beyrut’ta bir mezar kaldı.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Çarşamba 28 Kasım 2007- Saat : 04:25 -

Standart Recep Tayyip Erdoğan

Recep Tayyip Erdoğan

59. HÜKÜMETİN BAŞBAKANI

1954 yılında İstanbul’da doğdu.İlköğrenimini Kasımpaşa Piyale İlkokulu’nda yaptı.Orta öğrenimini İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde, Yükseköğrenimini de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde tamamladı.Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl futbol oynadı.Bu süre içinde birkaç defa İstanbul Amatör Karması ve İstanbul Gençler Karmasına seçildi.Yedeksubay olarak askerliğini yaptı.Özel sektör kuruluşlarında müşavir ve üst düzey yönetici olarak çalıştı.

1969 yılından başlayarak fiili siyasetin içinde bulundu.1975 yılında MSP İlçe Gençlik Kolu Başkanı aynı zamanda Gençlik Kolları Genel İdare Kurulu Üyeliği’ne seçildi.Bu görevleri 1980 yılına kadar devam etti.1984 yılında RP Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında RP İstanbul İl Başkanı, 1986 yılında RP MKYK üyesi oldu.27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.Belediye başkanlığı döneminde başarısı kamuoyu tarafından tescil edildi.Siirt’te yaptığı bir konuşmada “Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle 312’nci maddeden yargılandı ve yargılama sonucunda suçlu bulunarak hapis cezasına çarptırıldı.Kırklareli’nin Pınarhisar İlçesi Cezaevi’nde 120 gün cezaevinde yattı. Recep Tayyip Erdoğan, Fazilet Partisi içindeki yenilikçi kanadın lideri olarak biliniyordu.Siyasi yasağının bitmesi üzerine Adalet ve Kalkınma Partisini kurdu.

HAKKINDA YAZILANLAR

Kitabını yazdılar

GAZETECİ YAZAR RUŞEN ÇAKIR VE FEHMİ ÇALMUK, TAYYİP ERDOĞAN’IN HAYAT HİKAYESİNİ YAZDI. KASIMPAŞALI ADINI TAŞIYAN KİTAPTA ERDOĞAN’IN YAŞAM BİÇİMİNDEN İDEOLOJİSİNE, AŞKINDAN KÜÇÜKLÜĞÜNE HER ŞEY ANLATILIYOR..
haberturk.com 13 haziran 2001

Recep Tayyip Erdoğan… İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı. Şu anda yasaklı ama başlattığı ‘Erdemliler Hareketi’ ile siyaset sahnesinde boy gösteriyor. İstanbul Kasımpaşa’da başlayan hayat hikayesi, Yeşilçam filmlerine taş çıkartacak cinsten… Bunun farkına varan Gazeteci Yazar Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk, Tayyip’in hayatını yazdı… Kitap Tayyip Erdoğan’ın partisi kurulduktan sonra yayınlanacak. ‘Kasımpaşa raconu’ Kitabın adı ‘Kasımpaşalı.’ İçinde ise usta çırak ilişkisinin yanısıra Tayyip’in karakteri, yaşam biçimi, ideolojisi, teşkilattaki kavga ve kaygılar anlatılıyor. Kitabın en ilginç noktası ise önce rüyada başlayan ardından bir toplantıda somutlaşan Tayyip - Emine çiftinin aşkı… Hikaye Kasımpaşa’da başlıyor. ‘Kasımpaşa Raconu’nun anlatılmasının ardından sıra Erdoğan’ın yaşamına geliyor. İşte Tayyip’in hayat hikayesinden kesitler… Disiplinli bir babanın oğlu Tayyip Erdoğan Rize’den göç eden fakir bir ailenin çocuğu. Babası Ahmet Bey, Şirketi Hayriye’de Kıyı Kaptanı olarak görev yapıyor. Ömrü denizlerde geçen Ahmet Bey, gemiyi devlet gibi düşünürdü. Bu nedenle cezaları da oldukça sertti. Erdoğan’ın hikayesini yazan Fehmi Çalmuk, Erdoğan kardeşlerin de bu cezadan nasiplerini aldıklarını anlatıyor. Bayat simit satıyordu 15 yıllık arşiv çalışması ve Tayyip’in yakın çevresinin anlattıklarına dayanılarak yazılan hayat hikayesinde Erdoğan’ın küçüklük anılarına da yer verilmiş. İşte bayat simit satma hikayesi: ‘Küçük Tayyip fırına gidip bayat simit alıyor. Ardından bu simitleri eve getirip buhara koyuyor ve yumuşamasını sağlıyor. Yumuşayan simitleri daha sonra pazara götürüp ucuz fiyata satıyor ve para kazanıyor.’ ‘Tayyip Hoca’ oluyor Erdoğan, ilkokul sıralarında iken bir gün öğretmenleri ‘Kim namaz kılacak?’ diye sorduğunda, ‘Ben kılabilirim’ cevabını veriyor. Bunun üzerine öğretmen yere bir gazete sayfası seriyor. Ama Erdoğan, gazete üzerinde namaz kılmayı reddediyor. Gerekçe olaraksa ‘Gazetenin üzerinde kadın fotoğrafları var, namaz kılınmaz’ şeklinde açıklıyor. Ve o günden sonra lakabı Hoca oluyor… Şiir merakı başını yaktı Erdoğan ardından İmam Hatip Lisesi’ne yazılıyor. Burada hem futbol oynuyor, hem de sosyal aktivitelere katılıyor. Şiiri her zaman çok seven Erdoğan’ın favorisi Ziya Gökalp’in ‘Minareler süngümüz, kubbeler miğfer’ adlı şiiri… Erdoğan, aynı şiirin yıllar sonra kendisine cezaevi yollarını açacağını bilemezdi. Erdoğan, Gökalp’in bu şiirini Siirt’de yaptığı bir konuşma sırasında okumuş ve 4 ay 10 günlük mahkumiyet almıştı… Nasıl Fenerbahçeli oldu? O dönemde İmam Hatip Lisesi’nde okuyanların çoğu Fenerbahçeli idi. Tıpkı Tayyip gibi. Neden mi?.. Dönemin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Emin Cankurtaran, İmam Hatipli öğrencilere iftar yemeği verince, bu İmam Hatip camiasında büyük ses getiriyor ve tüm İmam Hatipliler’in sevgisini kazanıyor. O dönem mezunlarının çoğu böylece Fenerbahçeli oluyor… Fanatik Fenerli olan ve futbolla ilgilenen Erdoğan’a 1976 yılında Fenerbahçe’den teklif geliyor ancak, babası izin vermeyince Erdoğan’ın futbol hayali sona eriyor.’ Rüyada başlayan aşk Tayyip Erdoğan’ın eşi ve 4 çocuğunun annesi Emine Hanım ile tanışma hikayeleri de çok ilginç. Emine Erdoğan, bir rüya görüyor. Rüyasında hiç tanımadığı bir erkeği gören Emine Hanım, ertesi gün İslamcı Kadın Yazar Şule Yükselşenler ile İstanbul Tepebaşı’ndaki MSP’nin toplantısına gidiyor. Emine Hanım bir süre sonra rüyasında gördüğü kişinin kürsüde konuşma yaptığını görüyor. Ve ilk görüşte başlayan aşk evlilikle bitiyor… Gençlik idolü Erbakan’di Tayyip Erdoğan, Erbakan’a çok bağlıydı. Erbakan onun için bir idoldü. Bağlılık o derece büyüktü ki Erdoğan ikinci oğlu Bilal’in ikinci ismini Necmettin koymuştu. Erdoğan’ın İstanbul İl Başkanlığı yaptığı dönemde en büyük desteği yine Erbakan’dan görmüştü. Erbakan, Erdoğan’ın partiye kattığı yeni isimleri kucaklıyor, partide yaptığı değişikliklerden dolayı Erdoğan’ı sürekli destekliyordu. Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk’un kaleme aldığı ‘Tayyip’in hayat hikayesi’nde daha pek çok ayrıntı var… Kitabın piyasaya çıktığı zaman büyük ses getireceği düşünülüyor…

GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 14 AĞUSTOS 2001

Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu

Türkiye’nin 39. partisi kuruldu. Kısa adı AK olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin amblemi ışık saçan ampul olarak belirlendi.
Eski diplomat Yaşar Yakış başkanlığında, Nur Doğan Topaloğlu, Yasemin Kumral, Mihrimah Belma Satır, Yusuf Bozkurt Özal’ın oğlu İbrahim Özal’dan oluşan 5 kişilik heyet, parti avukatı Hayati Yazıcı ile İçişleri Bakanlığı’na gelerek, kuruluş dilekçesini Genel Sekreter Hüseyin Aksoy’a sundular.

KURUCULAR KURULU
Öte yandan Tayyip Erdoğan’ın da aralarında yer aldığı, 13′ünün kadın olduğu toplam 74 üyeden oluşan Kurucular Kurulu üyeleri teker teker özgeçmişleri okunarak tanıtıldı. Kurucular Kurulu şu isimlerden oluşuyor:
”Ahmet Aktaş, Alaaddin Büyükkaya, Ali Babacan, Ali İhsan Arslan, Ali Aydın Dumanoğlu, Ali Yüksel Kavuşdu, Ayşe Böhürler, Ayşenur Kurtoğlu, Binali Yıldırım, Burhan Kuzu, Bülent Gedikli, Cemal Kamacı, Erdal Öner, Erol Oral, Fatih Recep Saraçoğlu, Fatma Ünsal, Güldal Akşit, Gürsoy Erol, Habibe Güler, Halil Caner Doğaneli, Halil Ürün, Halil İpek, Hasan Cüneyt Zapsu, Hasan Murat Mercan, Hayati Yazıcı, Hüseyin Tuğcu, Mete Doğruer, İbrahim Çağlar, İbrahim Özal, İdris Şahin, İlhan Albayrak, İsmail Safi, İsmail Tatlıoğlu, İsmet Uçman, Lokman Ayva, Mehmet Ali Bulut, Mehmet Deniz Olgun, Mehmet Gazioğlu, Hilmi Güler, Mehmet Nail Berzek, Mehmet Özdilek, Mehmet Tekelioğlu, Mehmet Yaşar Öztürk, Belma Satır, Muammer Kakı, Mevlüt Çavuşoğlu, Muharrem Karslı, Muharrem Tozçöken, Murat Yalçıntaş, Mustafa Öztürk, Mustafa Ünal, Nazif Gürdoğan, Nazım Ekrem, Nimet Çubuklu, Nur Doğan Topaloğlu, Nuray Oral, Nurettin Canikli, Osman Nuri Filiz, Raşit Küçük, Reha Dönemeç, Remziye Öztoprak, Sami Güçlü, Sema Karabıyık, Sema Ramazanoğlu, Serap Yahşi Yaşar, Süleyman Gündüz, Şaban Dişli, Tamer Özyiğitoğlu, Tayyar Altıkulaç, Yasemin Şimşek, Yaşar Yakış, Yusuf Özertürk, Ziyaettin Yağcı, Recep Tayyip Erdoğan.”

XXX

1954 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nde yaptı. İlk gençlik yıllarından itibaren kendisini ticari hayata ve siyasal faaliyete verdi. Bu yıllarda profesyonel olarak futbol oynadı.

Ticarette girişimcilik ruhunu, futbolda kollektif faaliyet heyecanını yaşadı; siyasette ise her kesimle kaynaşmanın önemine inandı. İstanbul il başkanı olunca, edindiği tecrübeyle yeni bir örgütlenme tarzı geliştirdi ve uyguladı. Bu tarz diğer partilere de örnek teşkil etti.Yeni gelişmelere açık kişiliği, araştırmacı yönü ve takipci yapısıyla siyasi teşkilatlanmaya yeni anlayışlar ve yöntemler kazandırdı. Bu başarılar onun, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilmesinde büyük rol oynadı. Ancak bu noktada durmadı ve “Sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimsesi” anlayışıyla halkla bütünleşirken, para ve insan yönetiminde sergilediği performansla yerel yönetimlerde bir model oluşturdu.

İstanbul’un kördüğüm olmuş sorunlarını kısa sürede çözüme kavuşturarak siyasete yeni bir açılım getirdi. Şimdi aynı modeli Türk milli siyasetine kazandıracak “demokratikleşmeyi ve atılımı” hedefleyen hareketin kurucu üyesi. Evli ve dört çocuk babası

xxx
3 KASIM 2002 SEÇİM ZAFERİ

Seçmen Ağır konuştu Radikal 4 kasım 2002

Meclis’e sadece iki parti girebildi. AKP tek başına iktidar

AKP yüzde 34 / 363 milletvekili
CHP yüzde 19 / 179 milletvekili

1987 genel seçiminden beri ilk defa bir parti tek başına iktidara geldi.
1946 seçiminden beri ilk kez sadece iki partili bir parlamento oluştu.
İktidar yüzde 55′ti, 15′in altına indi. Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri milletvekili bile seçilemedi.
Ana muhalefet Meclis dışında. DYP 200 bin kadar oyla barajın altında.
Türkiye’ye gelmeye korkan ‘Jet’ lakaplı Fadıl Akgündüz milletvekili. Altı bağımsız aday daha seçildi.
AKP 81 ilin 55′inde, CHP 13′ünde birinci. DEHAP Doğu ve Güneydoğu’da 13 ili aldı ama Meclis dışında.
Sadece 59 milletvekili tekrar seçildi. Meclis dışı kalan partilerde deprem var.

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Çarşamba 28 Kasım 2007- Saat : 04:25 -

aşık veysel

Halk şiiri geleneğinin çağımızdaki gerçek temsilcisi, güçlü ozan Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas’a bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğdu. Bununla beraber, aslında Anadolu onu kendi bağrından doğurmuş, bağrına basmıştı. Yedi yaşına kadar o da akranları gibi koştu, oynadı, duyup işitti. Yedi yaşındayken geçirdiği çiçek hastalığı sonucu iki gözünü kaybetti. (daha fazla…)

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Çarşamba 28 Kasım 2007- Saat : 04:22 -

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »