Kas 08
Şikago – Yağ bakımından fazla zengin beslenme tarzının biyolojik ritmi bozduğu bildirildi.
Amerikan “Hücre Metabolizması” adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, kalbe iyi gelmediği zaten bilinen yağlı yiyecekler, zincirleme reaksiyona sebebiyet vererek biyolojik saatin arızalanmasına yol açıyor.
Fareler üzerinde yapılan deneylere göre, organizmanın sahip olduğu 24 saat dilimine ayarlı iç saat, bazı metabolizma süreçlerinin ritmiyle sıkı sıkıya bağlı bulunuyor. Doymuş yağ bakımından zengin beslenme şekli, bu saati bozabiliyor, dahası şeker ve şişmanlama riskini artırabiliyor.
Araştırma ekibinden Joe Bass, durumu değerlendirirken, “ritm ve metabolizma birlikte evrilip tek bir sistem teşkil ediyor. Bu ikisi arasındaki nazik dengenin bozulması, zararlı sonuçlara yol açıyor” ifadesini kullandı.
Yazan :admin
Kas 08
Ankara (AA)- Devlet Planlama Teşkilatı’nın da desteklediği proje ile Türk bilim adamları, peynir atık suyundan alkol üretti. Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Tanyolaç başkanlığındaki araştırma grubu, peynir atık suyundan etil alkol üretimi için proses geliştirdi.
Tanyolaç, Türkiye’nin yıllık süt tüketiminin 6 milyon ton civarında olduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 20′sinin, 24 bin üretici tarafından peynir ve türevlerini elde etmek için kullanıldığını anlattı.Yaklaşık 1 litre proteini alınmış peynir suyunda 45-50 gram civarında laktoz (süt şekeri) bulunduğunu, ancak laktozun sadece belirli mayalar tarafından kullanılabilmesinden dolayı söz konusu atık suyun özel bir arıtma gerektirdiğini anlatan Tanyolaç, dünya piyasasında peynir suyu tozunun kilosunun 1,5-2,0 YTL’den satılabildiğini, proteini alınmış peynir suyunun ”para etmediğini ve bu sebeple problem bir atık” olduğunu kaydetti.
AB’nin, yasaların zorunlu kıldığı için ileri atıksu arıtım prosesleri kullandığına belirten Tanyolaç, Türkiye’de ise söz konusu atığın büyük bölümünün arıtılmadan akarsulara ve denizlere bırakıldığını dile getirdi.”Ekibimizle, önce proteini alınmış peynir atık suyunu havalı ortamda arıttık, daha sonra havasız ortamda değişik maya türleri kullanarak bu atıktan en hızlı ve en yüksek oranda etil alkol üreten maya türünü belirleyerek bir proses geliştirdik” diyen Tanyolaç, 48 saatten daha az
bir sürede 1 litre peynir suyundan 20-23 gram, 35 litre peynir atık suyundan da 1 litre etil alkol üretmeyi başardıklarını kaydetti.
Yazan :admin
Kas 08
Ankara (AA)- DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, Talim Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısının kadrolaşmaya tepki göstererek görevinden istifa ettiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e, ”Milli Eğitim Bakanlığına kaç kişi kurumlar arası geçiş yapmıştır? Bu kişiler hangi pozisyonlarda görevlendirilmişlerdir?” diye sordu.
Ağırbaş, TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, Milli Eğitim Bakanlığındaki atamaları gündeme getirerek, ”Diğer devlet kurumlarında çalışırken, Milli Eğitim Bakanlığına geçiş yapanlardan kaçı daha önce Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmıştır?” sorusunu yöneltti. DSP’li Ağırbaş, Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu bir diğer soru önergesinde de ”Diyanet İşleri Başkanlığının kurumlarda kadrolaşmak için geçiş merkezi olarak kullanıldığı” şeklinde basında haberlerin yer aldığına işaret ederek, ”Diyanet İşleri Başkanlığından Milli Eğitim Bakanlığına kaç kişi kurumlar arası geçiş yapmıştır? Bu kişiler Diyanet İşleri Başkanlığında hangi pozisyonlarda görevliydiler?” diye sordu.
Yazan :admin
Kas 08
Ankara (AA)- İngiltere’de yapılan bir araştırma, “velosiraptor” gibi etobur iki ayaklı dinozorların korkunç şöhretlerini nefes alma biçimlerine borçlu olduklarını ortaya koydu.
Manchester Üniversitesinde fosiller üzerinde yapılan incelemelerde, tüm hayvanlar içinde en etkin solunum sistemine sahip bu yırtıcıların, penguenler gibi modern dalgıç kuşlarla benzerlik gösterdikleri belirlendi.
Bu iki ayaklı etoburların (terapod), avlarını yakalamak amacıyla “sprint” görevi için vücutlarını oksijenle doldurduklarını belirten araştırmacılar, bu hayvanların göğüs kafesini aşağı yukarı hareket ettiren ince kemiklerin havalandırdığı hava keselerine sahip olduklarını kaydettiler.
Araştırmanın başında yer alan Dr. Jonathan Codd, modern kuşlardaki bu özellikleri soyları tükenen atalarında bulmanın, bu koşucu dinozorların etkin bir solunum sistemleri bulunduğunu gösterdiğini belirterek, bunun da avlarını kovalarken göreli olarak hızlı koşabilen epey aktif hayvanlar olduğu teorisini güçlendirdiğini kaydetti.
Dr. Codd, “Bu da kuş olmayan dinozorların kuş gibi nefes almalarını kolaylaştıran bir mekanizma sağlıyor ve bu durum uçma evriminin ortaya çıkmasından çok uzun zaman önce meydana geliyor” diye konuştu.
Yazan :admin
Kas 08
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, mesleki ve teknik eğitim liselerinden mezun olanların işe girip girmediğinin, iş yerlerinde karşılaştığı sorunların ve okuldan aldıkları eğitimin yeterli olup olmadığının tespit edileceğini belirtti.
”E-Mezun Projesi”nin bu amaçla uygulamaya konulduğu ifade eden Çelik, ”İş arayanlarla iş dünyasını buluşturacağız. Bundan sonraki yol haritamızı da buna göre çizeceğiz” dedi.
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olanların piyasada istihdam edilme durumlarını bilgisayar ortamında izlemek amacıyla oluşturulan ”E-Mezun Projesi”nin tanıtım toplantısında konuşan Çelik, ABD tarafından bu yıl yedincisi yayınlanan e-devlet raporunda Türkiye’nin, Almanya’nın da önüne geçerek dünya sekizincisi olduğunu kaydetti.
Bu konuda Türkiye’nin birçok AB ülkesinden de ilerde olduğunu belirten Çelik, Türkiye’deki e-devlet uygulamalarında işin başını Milli Eğitim Bakanlığının çektiğini ifade etti.
E-mezun Projesi’nin özünün ”referans yerine performans” şeklinde anlatılabileceğini kaydeden Çelik, iş arayanlarla iş dünyasını buluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. ”Bütün mesleki ve teknik okullarımızdan mezun olan gençlerimizin daha sonraki hayatlarındaki serüvenlerini takip edeceğiz” diyen Çelik, şunları kaydetti:
”İşe girdi mi girmedi mi, girdiyse nelerle karşılaştı, okuldan aldığı eğitim yeterli gelmedi mi, bütün bunları tespit edeceğiz. Eğitim sistemimizi mükemmelleştirmek için iş dünyasının, işverenlerin ne istediklerini de alacağız ve bu bir anlamda interaktif bir çalışma şekli olacak. Bu, anketler vasıtasıyla yapılacak. Bu sadece bir izleme
programı değil, bir ar-ge faaliyetidir. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma Geliştirme Dairesi bunun takibini yapacak, gelen önerileri değerlendirecek, bundan sonraki yol haritamızı da buna göre çizeceğiz.” İllerin ekonomik durumlarına ilişkin verileri göz önünde bulundurarak bir mesleki ve teknik eğitim planlaması yapılmadığı taktirde mezun olanların istihdam edilemeyeceğini ifade eden Çelik, ”İşte bu E-Mezun Projesi veriye, bilgiye dayalı bir model getiriyor” dedi.
Yazan :admin
Kas 08
Londra (AA)- İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, kişiyi, fiziksel özelliklerinin değil, karşısındakinin doğrudan gözünün içine bakmasının ve gülümsemesinin çekici kıldığını ortaya koydu.
Aberdeen Üniversitesi Yüz Araştırmaları Laboratuvarı tarafından yapılan araştırma, çekiciliği, simetrik yüzlerin, kadınlarda büyük kalçaların ve erkeklerde güçlü çene hatlarının tercih edilmesi gibi fiziksel özelliklere bağlayan önceki çalışmalara meydan okuyor.
“Royal Society of Proceedings” dergisinde yayımlanan araştırmayı yapanlardan doktor Claire Conway, “Göz içine bakmak ve gülümsemek sizi daha çekici yapıyor” diye konuştu.
Conway ve meslektaşları, araştırmalarında çekicilikte göz etkisini, yüz ifadelerini ve cinsiyeti analiz etti. Araştırmaya katılanların, mutlu yüzlerden, gözlerinin içine doğrudan bakanlardan ve karşı cinsten daha çok etkilendiği tespit edildi.
Doğrudan göze bakanların, kaçamak bakış atanlardan daha çekici olduğunu belirten araştırmacılar, bunun, çekiciliğin yalnızca fiziksel güzellik olmadığını gösterdiğini bildirdi.
Yazan :admin
Kas 01
Mars hiç bu kadar yakın olmamıştı
< name=examp>
Marslılar Dünya’yı istila edecekse şimdi tam zamanı! Toprağında bulunan demir oksit sayesinde kırmızı görünen ve Kızıl Gezegen adıyla anılan Mars, önümüzdeki birkaç ay boyunca Dünya’ya son 50 bin yılda hiç olmadığı kadar yaklaşacak. Fakat asıl istila eden Dünya olacak. Mars, Dünya ve Güneş’le 180 derecelik açıyla aynı hizaya gelince beş ayrı uzay mekiği Mars’a yönlendirilecek.
USA Today gazetesinin haberine göre, birkaç yılda bir Mars Dünya’ya yakın bir noktadan geçiyor, çünkü Dünya, Güneş’in çevresinde Mars’tan daha hızlı dönüyor ve Mars’a fark atıyor. Gökbilimcilerin heyecanla beklediği 27 Ağustos günü, Mars 96 milyon km yerine 56 milyon km uzağımızdan geçecek ve çok daha iyi görünecek. Devamı »
Yazan :admin
Kas 01
Fibonacci sayı dizisinin Leoardo Fibonacci tarafından bir problemin çözümünde bulunduğunu ve bu sayıların 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144,… şeklinde (ilk iki sayı hariç) kendinden önce gelen iki sayının toplamı şeklinde ilerlediği görülmektedir. Leonardo Fibonacci’nin tavşanların üremesi üzerinde incelediği bu sayı dizisi diğer başka hayvan türlerinde de uygulanabilmektedir Aşağıda verilen örnek bal arılarının çoğalmasıyla ilgilidir.
• Her erkek arı sadece bir dişiden meydana gelmekte, yani tek ailesi bulunmaktadır.
• Her dişi arı ise bir anne ve bir babadan meydana gelmekte ve iki ailesi bulunmaktadır. Devamı »
Yazan :admin
Kas 01
Turkcell GSM şirketinin en iyi müşterisinin İnegöl’de yaşayan işçi emeklisi Recep Çıttır olduğu ortaya çıktı. 2001 yılında ev telefonuna bin 500 YTL fatura gelmesinden sonra ev telefonunu kapatarak 4 bin 500 YTL değerinde 72 bin kontör yükleten Çıttır, Turkcel’in en iyi müşterisi oldu.
İnegöl’ de ikamet eden işçi emeklisi Recep Çıttır isimli vatandaş 2001 yılında ev telefonunu bin 500 YTL fatura gelmesinin ardından ev telefonunu iptal ederek cep telefonuna 4 bin 500 YTL’lik kontör yükledi. Telefonuna 72 bin kontör yüklettikten sonra 6 yıl boyunca ancak 32 bin kontör harcayabilen Çıtır, Turkcell tarafından Türkiye’nin en iyi müşterisi kabul edildi.
Yaşadıkları ile ilgili açıklama yapan Recep Çıttır, şunları söyledi. 2001 yılında ev telefonumuzu kaçak yoldan kullanan bir şahıs bin 500 YTL fatura gelmesine neden olmuştu. Bende bu olay üzerine kızdım ve ev telefonunu iptal ettirdim. Ardından Turkcell bayiine giderek 4 bin 500 YTL değerinde kontör almak istediğimi söyledim. Yetkili önce yüzüme şaşkınlıkla baktı. Benden şüphelendi. Benim aklımı kaçırdığımı sandı. Bende parasıyla değimli diyerek isteğimi yerine getirmesini tekrarladım. Daha sonra bana ödediğim 4 bin 500 YTL’ye karşılık 72 bin kontör yüklendi. 6 yıldır kullandığım kontörlerin ancak 32 bin adetini harcayabildim ve şuan 40bin 94 kontörüm hala mevcut. Aldığım yüklü miktar kontörün ardından Turkcell her ay 500 kontör hediye göndermeye başladı. Ayrıca yol hizmeti ve tatil imkanları gibi fırsatlar sundu.”dedi
Yazan :admin