Şub 24

NASA dünyanın, bugüne kadar gerçek renkler kullanılarak çekilmiş en detaylı görüntüsünü yayınladı.
Bilim adamları aylar süren bir çalışma sonucunda uzayın derinliklerindeki Terra adlı uydudan elde ettikleri kara, okyanus, deniz, buzul ve bulutların görüntülerini gerçek renkleriyle birleştirerek bir mozaik yarattı. Dünyanın 700 kilometre üstündeki yörüngesine oturan Terra’nın gönderdiği görüntüler kullanılarak oluşturulan ve dünyanın bugüne kadar gerçek renkler kullanılarak çekilmiş en detaylı görüntüsü NASA tarafından yayınlandı. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Araştırıcı Bilgi Sistemi (ARBİS), Türkiye’nin araştırıcı veritabanını oluşturmak ve sürekli olarak güncellemek amacıyla, TÜBİTAK tarafından tasarlanan ve geliştirilen web tabanlı bir uygulamadır.
Sisteme kayıt yaptıranlara TÜBİTAK tarafından düzenlenen faaliyetler hakkında e-postalar gönderiliyor. Bu sayfayı okuduğunuza göre sizin de bu sisteme üye olmanızda fayda var. Çünkü TÜBİTAK tarafından verilen uluslararası yayın teşviğini alabilmek için ARBİS’e kayıt olma zorunluluğu var.

Yazan :admin

Şub 16

Pek çok okulda sakız çiğnemek yasak. Ancak birkaç yıl içinde bu kural değişebilir. Zira bilim adamları sakız çiğnemenin sağlık açısından yararlı olabileceğine dair bazı kanıtlara ulaştı. Hatta sakız çiğnemek sınav sonuçlarına bile olumlu etki yapabilir. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Kompleks sistemlerdeki(beyin ve kalp gibi) sinyaller düzensiz gittiğinde, epileptik nöbetler ve düzensiz kalp ritmi gibi tehlikeli durumlar belirebilir. Bilim adamları şimdi bu sistemleri kontrol altına almanın bir yolunu buldu.

Virginia Üniversitesi’nden bir grup kimya mühendisi ve Hokkaido Üniversitesi’nden bir grup matematikçi, birçok farklı bileşenden oluşan kompleks dinamik sistemlerin, hafif sinyaller kullanılarak idare edilebileceğini gösterdiler.

Araştırmada; ritmik çalışan bir kimyasal sisteme zayıf bir feed-back sinyal gönderdiler. Bu feed-back sinyalin değerini değiştirmek suretiyle de sistemin aktivitesini istedikleri gibi kontrol edebildiklerini gördüler.

Buluş, vücuttaki hayati öneme sahip düzenlemeler için kullanılabilir. Örneğin; pacemaker’lerin düzensiz kalp atışını normale çevirmesi ya da Parkinson ve buna benzer birkaç hastalıkta ortaya çıkan tremoru durdurmak için anti-pacemaker’ların devreye girmesi gibi.

Buluş, bu tarz uygulamalar için son derece yararlı olacak. Çünkü bu uygulama ile sistemleri istenilen şekilde yönlendirmek, onların normal düzenini harap etmeksizin mümkün. Ayrıca yan etkileri yok ve medikal ilaçlarınkinden daha uzun ömürlü.

Yazan :admin

Şub 16

Nottingham Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının elde ettiği bulgular, sigara tiryakileri için kötü haberlere bir yenisini daha ekledi. Sigaranın kanser, kalp krizi gibi riskleri artırdığı zaten biliniyordu. Bu yeni araştırmada, sigara içenlerin ileri yaşlarda kas kütlesi kaybının içmeyenlere göre çok daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bu durum sigara içenlerin ilerleyen yaşlarda fiziksel fonksiyon kaybını hızlandırıyor ve dolayısıyla da bağımsız bir hayat yaşamalarını kısmen de olsa engelliyor.

Bilim adamları, sigara içenlerin daha az kaslı olmaya eğimli olduğunu çoktan ortaya çıkarmışlardı zaten. Ancak hiç kimse bunun nedenini açıklayamıyordu. (www.turk-bilim.com)

Yapılan araştırmaya göre, sigara içmek günlük kas bakımını zayıflatıyor. Ayrıca araştırma sigaranın “sarkopenya” olarak bilinen bir durumu hızlandırdığını ortaya çıkarmış. Sarkopenya, yürüyüş hızını etkileyen, denge kaybına, düşmelere ve yaralanmalara yol açabilen kas kütlesi kaybı olarak tanımlanabilir.

Araştırma 60’lı yaşlardaki aynı yaşam stiline sahip kadın ve erkeklerden oluşan 16 kişilik bir grup üzerinde yapıldı. Gruptaki kişilerin tamamı sağlıklı, akciğer kanseri belirtisi göstermeyen kişilerdi. Çalışmada grup iki eşit parçaya ayrıldı: En az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içenler ve hiç sigara içmeyenler.

Kas proteininin sentezini ölçmek için, işaretli aminoasit içeren kan intravenöz olarak verilmiş. Kas proteinlerine ne kadar işaretli aminoasit takıldığını tespit edebilmek için kan infüzyonundan önce ve sonra uyluk bölgesinden kas örnekleri alınmış. Bu, günlük kas kütlesinin korunumunu sağlayan kas proteini sentezinin miktarını ölçmede kullanılmış. Sonuç olarak sentezin sigara içenlerde içmeyenlere göre daha az olduğu görülmüş.

Yazan :admin

Şub 16

Araştırmacılar beyinde nelerin uzun süreli tutulduğunu ve nelerin baskılandığını, ayrıca beynin bunu nasıl başardığını ortaya çıkardı. Buluş, post-travmatik strese bağlı korku, huzursuzluk, karmaşa ve endişe şikayetlerine sahip hastalara yaşadıkları istenmeyen olayı unutma konusunda yardımcı olabilir. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Hücreler insanlar gibi konuşur, anlaşır, çevresini sorgular, algılar ve farklı durumlara karşı farklı tutum geliştirebilir.

Hücre çoğalmak için işareti çekirdeğinden alır belki ama, bu işaretin verilmesinde komşu hücrelerin de önemi büyüktür. Hücre, çekirdeğe sormadan kafasına göre bölünemeyeceği gibi, çekirdek de komşularına sormadan kafasına göre hücreye “bölün” emri veremez. Hücre, bölünmesini gerektiren durumlar ortaya çıktığında, eğer komşu hücrelerden bölünebileceğine dair izin alabilirse bölünür. Örneğin; bir kaba konulan sağlıklı hücreler çoğaltılırsa, ancak bir sıra halinde ortamın yüzeyini kaplayana kadar çoğalırlar. Ardından hücreler birbirlerine “artık çoğalmak için yer kalmadı, her tarafı doldurduk” anlamına gelen sinyaller gönderirler ve böylece çoğalma durur. Buna “kontak inhibisyon” denir. Eğer hücrelerde bu mekanizma çalışmıyorsa, bu durumda çoğalma kontrolü kaybolmuş demektir. Hücreler kontrolsüzce çoğalır ve kapta üst üste binmeye başlarlar. Bu durum bir çok hücrelide ortaya çıkarsa kanser tablosu oluşur ve genellikle ölümle sonuçlanır. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Yaşam süreleri hayli kısa olan kan hücrelerinin hematopoetik organlardan sürekli üretilmeleri gerekir. Embriyogenezin erken dönemlerinde vitellüs kesesinin mezoderminden üretilen kan hücreleri, daha sonraki dönemde karaciğer ve dalaktan, fetal dönemin sonunda ise kemik iliğinden üretilir. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Her birey; iki el, iki ayak, iki göz ve iki beyin yarıküresine sahiptir. İlk bakışta simetrik gibi görünen insan vücudu, aslında önemli asimetrik detaylara sahip: Birincisi; öncü bir elimiz var(çoğu insan için sağ el), ikincisi; öncü bir gözümüz var ve üçüncüsü; beynimiz fonksiyonel olarak asimetrik: sol yarıküre teorikle(mantıksal düşünmeyle) ve konuşmayla alakalı; sağ yarıküre ise resimsel duyarlılıkla alakalı. Devamı »

Yazan :admin

Şub 16

Mevsim normallerinin üstünde seyreden hava sıcaklıkları, insan sağlığı üzerine olumsuz etki yapıyor. Normalde terleme yoluyla vücut ısı kaybederek sıcaklığını sabit bir düzeyde tutar. Ancak nem aşırı yükselirse terleme yeterli düzeyde olmaz. Bu durumda ısı kaybı yetersiz kaldığından bazı sağlık problemleri ortaya çıkabilir. Devamı »

Yazan :admin

-