Eki 09

Yazının bulunmasıyla geçmişten günümüze ulaşan bazı teknolojik ilerlemelerle ilgili bilgilerde teknolojinin insan hayatını doğrudan etkilediğini ve geleceğini şekillendirdiğini görmekteyiz. Teknolojik buluşlar hayatı kolaylaştırdığı gibi bugün insanoğlunun yeryüzünde bu kadar geniş alanlara yayılmasına ve yüksek nüfuslara ulaşmasını sağlamıştır. Her buluş insan hayatını biraz daha kolaylaştırdığı gibi bugünkü medeniyet seviyesine gelmesinde yapı taşları olmuştur. Bir buluş diğer bir yenilik ve buluşu tetiklemiştir. Devamı »

Yazan :admin

Ağu 25

NANO-TEKNOLOJİ DEVRİMİ

Ortaçağ karanlığı, insan beyninin yaratıcı ve sorgulayıcı özelliklerini baskı altında tutan bir dönem olarak bilinmektedir.

Asırlar süren inanç yıllarından akıl ve mantık yıllarına geçiş Avrupa’nın sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik yapısını baştan sona değiştirmiştir. Galileo, Leonardo Vinci, Newton, Copernicus, Kepler gibi yaşadığı dönemi inanılmaz derecede etkileyen dahilerle başlayan aydınlanma devri,150 yıl içinde, endüstriyel devrime yerini bırakmıştır. Toprak sahipleri yerlerini fabrikatörlere bırakırken, geçimlerini tarımdan elde eden köylüler yeni düzenin işçi sınıfını meydana getirmektedirler. Fütüristler XXI. inci asrın, endüstri devrimden daha geniş kapsamlı dönüşümlerin yaşanacağı bir dönem olacağını ileri sürmektedirler. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , ,

Ağu 12

TÜBİTAK’ın geliştirdiği ‘T-1′ adlı malzeme, güçlü emiş gücü sayesinde sıvı kimyasalları cilt, silah, elbise, teçhizat, araç, arazi ya da binalardan hızla emerek iç yapısına hapsediyor ve yapısını bozarak tehlikelerini yok ediyor.

”T-1” adlı çok sayıda mikro kanaldan oluşan malzeme, güçlü emiş gücü sayesinde sıvı kimyasalları cilt, silah, elbise, teçhizat, araç, arazi ya da binalardan hızla emerek iç yapısına hapsediyor ve yapısını bozduğu kimyasalların tehlikeli etkilerini yok ediyor. Malzeme, Türkiye’de çok miktarda hammaddesi bulunan silikat esaslı seramik malzemelerden yapıldığı için üretimde ve maliyette büyük avantajlar getiriyor. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , , , ,

Nis 22

İnsan Gözü Kaç Megapixeldir?

Günlük hayatta “vay be, adamın cep telefonunun kamerası 2.0 mp” ya da bende bir makina var “12 MP” gibi sözler duyarız ve “vay be, teknoloji nerelere kadar geldi” deriz. Hatta bazen “ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri” falan bile deme cüretinde bulunuruz. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve bakın teknoloji hala ne kadar aciz; ne kadar basit ve kainata kıyasla ne kadar geride kalmış.Açıklamayı size çeviriyorum: Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , , , , ,

Mar 19

Bilim dünyasında keşfin ve yeniliğin sınırı yok. Bilim adamları son olarak sesi ışığa dönüştürmeyi başardıklarını açıkladılar. İşte Lawrence Livermore Laboratuvarı’nda gerçekleşen garip dönüşüm…. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , , , ,

Mar 02

İngiliz bilim adamları, karıncaların yuvalarının içinde konuştuğunu ifade ediyor. İngiliz gazetelerinde yer alan habere göre, yuvaların içine minyatür mikrofon ve hoparlör yerleştiren araştırmacılar, kraliçe karıncanın işçi karıncalara yönelik sesini kaydedip tekrar çaldı.

Oxford Üniversitesi’nden Jeremy Thomas, kraliçenin sesini çaldıklarında işçi karıncaların antenleri havada ve çeneleri açık saatlerce hareketsiz savunma durumunda beklediklerini kaydetti. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , ,

Oca 25

Colarado Üniversitesi hastanesinden Jeffrey Olson’un bulduğu bir prosedür, görme yeteneğini geliştiriyor…

Hasar almış retinaya bağlı olarak görme yeteneği bozulan hastaların durumlarını iyileştirmeye yönelik yeni bir prosedür için www.wipo.int/pctdb/en/wo.jsp?WO=2008106605 patent başvurusu yapıldı.

Şimdiye kadar retina bozunmalarına bağlı görme kaybının yeniden sağlanması için geliştirilen slikon çipler, retina sinirlerinin ışığa karşı olan tepkilerini simüle ederek görme yeteneğini geri kazandırmaya çalışıyordu. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , , , , ,

Eyl 20

Kimyasal ajanlar gibi, biyolojik silahlar da neyse ki popüler kültürdeki şöhretlerine yakışır şekilde kullanılmış değiller henüz. 1971′de Kazakistan’daki bir iaboratuvardan kaçan ve silah olarak kullanılmak üzere hazırlanan çiçek hastalığı mikrobu yüzünden ölenlerin sayısı yalnızca 3. Üstelik hastalık salgın halinde ilerleme de göstermemiş. 1979′da şimdiki adı Ekaterinburg oian Sverdiovsk’taki bir fabrikadan sızan şarbon mikrobu içeren bir biyolojik silah yüzünden 68 kişi yaşamını yitirdi ve yine hastalık yayılmadı. İnsanların bu yüzden yaşamlarını yitirmeleri çok acı ama, yine de yaşam kaybı tek bir bombanın neden olacağından daha fazla değil. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: , , ,

Ağu 13

Dünya kadar teknoloji ürünü varken, bizim o teknoloji aletlerini görmezden gelmemiz imkansız değil mi ? Tabi ki imkansız. Çünkü yaşadığımız her an mutlaka herhangi bir teknoloji harikası ile göz göze geliyoruz. Farklı bir açıdan baktığımızda ise teknoloji bir çok dalda kendini göstermiş durumda. Aklınıza gelen her ne meslekte veya yaşam dalında olsun, teknoloji muhakkak karşımıza çıkıyor. Çünkü teknoloji kendini o kadar çok ilerletti ki, takibi zor fakat bir o kadar da işimize yarıyor.

Teknoloji ile diyeceklerimiz bu kadar da değil. Gelin teknoloji ile ilgili size bir kaç örnekler sunalım. Mesela, anne karnından yeni doğmuş bir çocuk için teknoloji ne ifade eder ? Teknoloji alanında olanaklar olmadığı için eskiden bir çocuğun sezaryenle doğumu neredeyse imkansız idi. Çocuk doğduktan sonra konulduğu küvöz ise tam bir teknoloji harikası ki içerisindeki havanın yeteri kadar oksijen içerip içermediğine bile bakıyor.

Peki ya anne için teknoloji ne ifade ediyor ? Çocuk doğururken, annedeki kalp atışları, tansiyon, kan durumu ve diğer hayati fonksiyonları gösteren bir teknoloji, annenin hayatı için sizce bir şey ifade etmiyor mu ? Sözün kısası, teknoloji hayatımızın çok içinde. Teknoloji bilgileri hakkında merak edilenler, bu teknoloji sitesinde bulunabilir.

Yazan :admin || Etiketler: , ,

Haz 27

Mevcut fosil yakıtlarının (petrol, kömür vs.) önümüzdeki 30-40 yıl içinde tükeneceği beklentisinden hareket edilerek, geleceğin enerji gereksinmesinin yarısına yakın bir kısmının nükleer enerji ile karşılanması umulmaktadır. Nükleer enerjinin ortaya çıkarılması iki temel sürece dayanır. Bunlardan birincisi, günümüzdeki reaktörlerin kullandığı fisyon sürecidir. Bu sürecin yakıtları uranyum, toryum gibi ender bulunan elemanlar olup, mevcut teknik olanaklarda bir gelişme olmadığı takdirde elde edilebilen miktarın bu gereksinmeyi ancak bir asır mertebesinde bir süre için karşılaması beklenebilir. Devamı »

Yazan :admin || Etiketler: ,

-