Eki 14

Final Bayrak
Final Bayrak Ve Reklam Ajansı
Final bayrak çalışma kadrosu olarak baskı sektöründe 16 yıllık tecrübemizle faaliyete devam etmekteyiz.Bu güne kadar hep ilkleri yaptık. Tram baskı transfer baskı koyu zemin baskıları dijital baskı serigraf baskı emprime baskı ve vinly baskı konularında da farklı olduğumuzu iddia ediyoruz.
Final bayrakçılık ve Reklam Ajansı kadrosu olarak faaliyetimize 2007 yılında başlamamıza ürün ağımıza sürekli yeni ürünler eklemekteyiz bunların en başında olta bayrak , damla bayrak , yelken bayrak gibi ürünlerin baş imalatçısıyız.
Çalışma prensibi olarak müşteri memnuniyeti dürüstlük zamanında teslim ve kaliteli ürünleri baz almaktayız.
Sizlerle çalışmaktan mutluluk duyarız.
Yazan :admin
Eki 09
Bu makalenin amaci, insan teknoloji iliskisi çevresinde gelisen kritik teorik konulara isaret etmektir. Bu konunun iki yönü bulunmaktadir. (1) zaten gelismesini tamamlamis olan teknolojiye insanin yaniti (genel ergonomi) ve (2) sistem tasarimina ergonomi prensiplerini ve bilgisini uygulama (gelismeci ergonomi).
Insan-teknoloji iliskisine odaklanmayan ergonomi arastirmalari, ergonomiye çok az sey katar. Bu arastirma ayni zamanda davranissal prensiplerin fiziksel esdegerlerine dönüstürme problemine de yöneltilmelidir. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Husserl için modern bilim; belirli kavramların kabulüyle, deney ve gözlemi bu kavramlara uyarlama işi gibi görünmektedir. Kavramların bu şekilde kullanımı elbette ki psikolojist kuşkuculuğun temelinde yatan subjektif özne ve nesne ilişkisinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilir. Modern bilim bu kuşkuculuğun yanlışlığından daha çok aslında eksikliğinden kurtulamamaktadır. Peki Husserl için psikolojizm ne demeye gelmektedir ve bilim nasıl olur da bu tavırdan bir türlü kurtulamaz? Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Kara delik teorisi altüst
İngiliz teorik fizikçi Stephen Hawking, kendi geliştirdiği kara delik teorisinden 30 yıl sonra kara delikler konusunda yanıldığını itiraf etti. Kara delikler maddeleri yutmuyor.
22 Temmuz 2004 — Dünyanın en önemli bilim adamlarından Cambridge Üniversitesi astrofizik profesörü, Dublin’de düzenlenen bir konferansta sunduğu makalesinde, ölü yıldızlardan oluşan kara deliklerin sanıldığının aksine “yuttukları nesneleri geri püskürtmelerinin mümkün” olduğunu savundu. Hawking’in tersine çevirdiği eski teorisi, kara delikleri birer ‘dipsiz kuyu’ gibi ele alıyor ve çekim alanına giren tüm nesneleri barındırdığını öne sürüyordu. Yeni teoriye göre ise, kara delik tarafından ‘yutulan’ nesnelerin dışarı çıkması mümkün. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Zaman ve Genel Görecelik Kuramı
Zamansızlık gerçeğini anlamamıza yardımcı olacak önemli bir konu,yüzyılın en büyük bilim adamı sıfatını taşıyan Albert Einstein’in geliştirdiği Genel Görecelik Kuramı’dır. Görecelik, zamanın evrenin farklı noktalarında farklı hızlarla aktığını, hatta durabildiğini göstererek, mutlak bir kavram olmadığını, değişken bir algı olduğunu ispatlar.
Öncelikle, zamanın ne anlama geldiğini düşünmeye çalışalım. Zaman; duyu organlarımız tarafından art arda gelen birtakım olaylar neticesinde hissedilen, tarifi son derece güç olan bir tür algıdır. Zamanın akışını, etrafımızda gözlemlediğimiz hareket değişikliklerini birbirlerine kıyaslayarak anlarız. Örneğin; bardak yere düşer ve kırılır, kömür yanar ve kül olur, yürürüz ve bir an önce odanın bir ucundayken bir an sonra odanın diğer ucunda oluruz. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Bu konuların araştırmasına girmiş arkadaşlar bilmeliler ki, çalışan bir Zaman Makinesi kavramını gündeme getirebilmek için, günümüz bilim konsepti içinde bahsi geçen Warp Drive (Warp Hızı=Işık hızının üstünde bir hız) anlayışının Wormhole (Solucan Deliği) anlayışıyla tek bir kuramsal zemin altında birleştirilmesi gerekir, ki böyle bir anlayışa geçmeden önce bilimin wormhole anlayışını tam olarak bilim konsepti içinde ifade edebilmesi gerekir. Böyle bir ifade ise genel göreceliksel alan kuramıyla Kuantum fiziğine ait alan kuramlarının birleştirilmesi ilkesine dayanır. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Matematikle doğa arasındaki ilişkiyi kendimce irdelemek istiyorum bu yazımda. 1. Matematik Doğada Var mıdır? Matematiksel kavramlar doğada var mıdır? Olmadığını savunanlar var. Aşağı yukarı şöyle savunuyorlar: Doğada matematiksel bir nokta yoktur örneğin. Çünkü matematiksel nokta boyutsuzdur, ne elle tutulabilir ne de gözlemlenebilir. Kalemi kâğıda dokundurduğumuzda elde ettiğimiz “nokta” boyutludur, matematiksel nokta gibi boyutsuz değildir. Elektronun, üç boyutu ve az da olsa bir ağırlığı vardır. “İşte nokta” diye gösterebileceğimiz bir nesne yoktur doğada. Doğada matematiksel nokta yoktur, olsa olsa çok küçük benekler vardır. “Nokta” kavramı insanların uydurması/yaratısıdır. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Matematik bütün fiziksel bilimlerin anası ve algı sınırlarımızdaki evreni ve içindeki maddesel heyşeyi açıklamamıza yarayan dildir.
Spinoza’ya göre de; “Felsefe, genelleştirilmiş hayat matematiğidir.”
Velhasılı matematik her yerdedir 
Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Yazının bulunmasıyla geçmişten günümüze ulaşan bazı teknolojik ilerlemelerle ilgili bilgilerde teknolojinin insan hayatını doğrudan etkilediğini ve geleceğini şekillendirdiğini görmekteyiz. Teknolojik buluşlar hayatı kolaylaştırdığı gibi bugün insanoğlunun yeryüzünde bu kadar geniş alanlara yayılmasına ve yüksek nüfuslara ulaşmasını sağlamıştır. Her buluş insan hayatını biraz daha kolaylaştırdığı gibi bugünkü medeniyet seviyesine gelmesinde yapı taşları olmuştur. Bir buluş diğer bir yenilik ve buluşu tetiklemiştir. Devamı »
Yazan :admin
Eki 09
Yağmurun yağması (mitsel)
Norveç’te Hıristiyanlık yayılmadan önce, insanlar Tor’un, iki keçinin çektiği bir araba ile gökyüzünde dolaştığına inanırlardı. Tor çekicini şöyle bir salladığında şimşek çakar fırtınalar kopardı.”fırtına” sözcüğünde buradan gelir:”Tordönn” ya da Tor’un patlaması. İsveççede fırtına “aaska”dır – aslı “aas-aka”- ve gökyüzünde tanrı gezintisi anlamına gelir.
Şimşek ve fırtınanın ardından yağmur gelir. Vikingler zamanında toprakla uğraşanlar için yağmur son derece hayati bir öneme sahiptir kuşkusuz. Tor’a bu yüzden bereket tanrısı olarak taparlardı.
Yani, niye yağmur yağar sorusuna verilen mitsel yanıt, Tor’un çekicini sallamasıydı. Devamı »
Yazan :admin