Sosyalizm ve bilim,bir de Heisenbergin raslantısı

“Nedensellik ve gerekircilik bilimin temel ilkeleridir ve ve bu ilkeler ışığında götürülür” diye yazıyor TİP in eski genel başkanı M.A.AYBAR….

Önce deneyler yapılır veriler toplanır.Ardından mantık ve matematik kurallarında dayanılarak genellemeler yapılır.En son aşamada bu genellemlerin simgeleştirilmesi ile oluşan teoriler bilimsel(denysel) verilerle karşılaştırılarak doğrulanır veyan yanlışlanır.
Ortaya çıkan yasalar aynı zamanda olayların zorunluluğunu ortaya koyar.Yani gerekircidir.Bu şekilde nedensellik ve gerekircilik bilimin temel ilkesi olur.
19 yy bilim düşüncesi gerekirci ve nedencidir.Bilim doğada olayların neden-sonuç bağıyla birbirine bağlı olduğuna ve bugünün yarını belirlediğine inanmaktadır…

18 yy sonlarında Laplace’ın teorisinde dünya saat gibiydi.Herşeyi bilebilir, herşeyi tahmin edebilirdik.”Her şeyi hanüz bilmiyorsak”,diyordu Laplace “yarın mutlaka daha çok şey bileceğiz…”Laplace göre belirli bir anda doğanın tüm güçlerini bilen ve doğadaki tüm varlıkların karşılıklı konumlarını bilen ve bu verileri analiz edecek genişlikte bir AKIL,o evrenin en büyük cisimlerinin hareketini olduğu kadar,en hafif atomlarını hareketini de aynı formül içinde toplayabilirdi.

Ancak fizik biliminde Laplace teorisinin karşısına dikilen yeni bulgular ortaya çıktı.Elektromanyetik dünya görüşü,nedensel noktaların konum ve hızlarıyla gelceğin sapyanamayacağını,çünkü bu noktaların geçmişi hakkında da fikir sahibi olmak gerektiğini ileri sürdü.
20 yydaki üç bulgu ise bilim dünyasının altını üstine getirdi.Radyoaktivite,görecelik ve Quanta’lar…
Einstein ışık hızının ölçümleri etkiledeği uzayda zaman ve mekan görüşünü ortaya attı.(görecelik teorisi)Bu iddia herşeyin yeni baştan ele alınmasını uzay ile dünya için ayrı ölçütler kullanılmasını gerektiriyordu.

Son olarak Heisenberg,mekanik yasaların atom dünyasında geçerli olmadığını kanıtladı .Atom dünyasındaki partiküller sanıldığı gibi küçük bir güneş sistemi oluşturmuyordu.Paritiküllerin şimdiki konumundan gelecekteki konumunu mekanik yasalara göre kesinlikle saptamak olanaksızdı.Partiküller değişik yörüngeler izliyor dalga halinde hareket ediyordu.Buna Heisinberg’in “belirsizlik teorisi” adı verildi.
Nedensellik ağır darbe almış,atom dünyasında RASLANTI ya kapılar açılmıştı.bunun üzerine bilim dünyası nedensellik yasalarının yerine “Olasılık Yasalarını” getirdi.Olasılık; elverişli uygun haller rakamının olayların toplam rakamına olan orantısıdır.Elverişili uygun hal bir erkek çocuğun doğması ise ve eğer 100 bin doğumda 51,200 erkek çocuk dünyaya gelmişse,bir erkek çocuğun doğma olasılığı 0,512 dir.Görüldüğü gibi raslantı da bir yasaya bağlanıyor,gelcek hakkında yine de bir tahminde bulunmak olanağı bulunmuş oluyordu.Einstein geri kalan yaşamını Heisenberg’in kesinliksizlik teorisini çürütmeye harcadı ancak olmadı.Raslantıyı da hasaba katmak gerekiyordu.

Sonuç olarak Aybar’ın vardığı sonuç özetle şu.Marks bir 19 yy bilginiydi.Teorisi nedensellik ve gerekircilik üzerine kurdu.Oysaki bilim başka bir boyuta geçti.Bu açıdan Marksın teorisininde düzeltmelerde yapılmalı raslantı da hesaba katılmalıdır.Ancak 20 yy bu tür bir çalışma ortaya konulamamıştır….

Kategoriler : - Yazar : admin - Gün : Salı 29 Ocak 2008- Saat : 11:17 -

Yorum yok »

Henüz Yorum Yok.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek için Giriş yapmanız gerekmektedir.